30 Eylül 2010 Perşembe

Arı bız bız bızz

Yavaş yavaş başlıyoruz, ev içi aktiveler yapmaya!
Kış'a geçiş başlıyor anlayacağınız, havalar öyle bunaltıcı, bu sezon öyle bunaltıcıydı ki; bir an önce bitsin istiyorum artık!


Hiç böyle ümit etmemiştim oysa ki, ama işte bir yaz sezonunun daha sonuna geliyoruz yavaş yavaş, e kapanışta bir tatil bize de yakışır artık değil mi? :)) 
İğnelerim azaldı son 4, kevgire döndüm zaten :D

Evde ne yapacağımı şaşırıyorum artık, ne yapsak ta vakit geçirsek, dışarıda zaten beter, akşam olsa da yatsa artık diyorum çoğu zaman, çok dikkat istiyor ve neyse zararsız kapatıyoruz bu seneye, darısı bir sonraki senenin başına artık :) Geçen gün tam köpek elini kapıyormuş ki, bizim eleman yakalamış hemen, köpeğe gazeteyle vurmaya çalışınca bizim ki :( çok haşin bir çocuk, bazen erkek çocuk olmasına veriyorum, bazen de bana çekebilme durumuna, bazen de bir kızım olsa, şöyle sakin, uysal,diyorummmm :P Neyyyse!!!!

Can sıkıntısından ne yapsam diye düşünürken elime geçen 2 elişi kağıdıyla, bir yapıştırı sayesinde, ben kestim kendileri yapıştırdı ki; yapıştırma işinden çok zevk aldı :) Amaçsız bir eser oldu biraz ama, denem sadece bizimkisi :)) 



 Hemen buzdolabımız da yerini aldı şaheserimiz :)
Bizim bu bücür tencere, tava, kapı ne sesi olursa olsun oynuyor yavv :)
Bu bestesi de arı bız bız :))
Müzik adamı olacak sanırım :P 
Ne olursa olsun aklı selim bir adam olsun, sağlıklı olsun, çocukluğunu doyasıya yaşasın, o doysun biz ona doymayalım :))

23 Eylül 2010 Perşembe

Sonunda olduu!!!

Yani benim kadar sizin de sevineceğiniz bir süper haberle karşınızdayım :P

Bugün alt kattan takırtılar çoğaldı, ben bana karşı yapıyordur dedim ;) meğer günahını almışım sevgili komşumcumun :) taşınıyormuşşş!!!! Yaşasınnn oleyyyy!!! Uzun zamandır bu kadar sevindiğimi hatırlamıyorum :D
Çok istedim kışa kalmadan gitsin diye, çok şükür gidiyorrrr...
En son pazar sabahı hanımefendi rahatsız olup, alt kattan mutsuzluk çığlıkları atıyordu :) şaka değil gerçekten, bela okuyup, bağırıyordu bize, ben hiç ses çıkartmadım ama işte!!!!

Bu iyi haber, bana gelince, henüz tam dönüş yapamadım blog camiyasına ama çok özledim, özledik özlendik mi bilemem :P ?



Bayram da oluşan bir boyun ağrım vardı, tabii ben önemsemedim ve gitmemiştim doktora, geçer umuduyla, kas gevşetici filan kullandım ama ıı-ıhh banamısın demedi, saçımı bile toplayamaz oldum :(
Bugün gittim artık, çok şükür, şekil A'da görüldüğü gibi, bir adet boyunluk, bir adet ortopetik yastık,10 adet kalçadan iğne, 2 tane kas gevşetici ilaç ile geri döndüm..

Bunlara neden olan şey ise;
Eklemlerde daralma, iki tanesinin arası bayağı dar, bir de şekil bozukluğu varmış. Zaten benim boynumda kireçlenme başlangıcı ve düzleşme vardı, malesef :(
Daha 30 yaşındayım, çürüğe alınıcam az kaldı :P neyse buna da şükür tabii :)
Bunun dışında Batıkan acayip şeyler söylüyor, şaşırıyorum.
İnek görmüş mesela, inek ot yiyor diyor :) ( tabii normal bunları demesi ama annelike işte, birden böyle cümleler kurabilmesi :)

Bir de her daim, bu ne? bu ne? bu ne? diye sorular yöneltiyor :)
He bir de'' napıyosun anne buda'' ama sürekli hiç bıkmadan, oğlum iş yapıyor vs. dediğim de ''benn??'' diyor yani sen napıyorsun demem için ;) dediğimdeyse,
oyuncak oynuyom bennn :)

Kitap okuyoruz ve artık okumak istemediğinde, okumuyomm yani okumayacağım yerine :)
Bu böyle sürüp gidiyor işte, ama çok güzel yaa!! bazen çok komik şeyler de söyleyebiliyor tabii :)
Ama hala bağırması, susmaması, hayırlarıma karşılık çığlıklar atması vs. vs. devam etmekte ama olsun yine de şükürler olsun ;)

21 Eylül 2010 Salı

Boynuz Kulağı Geçince :)

Bu video'lar sezon başından kalma aslında, yükleyemeyince ne vimeo'ya ne blogger'a, yeni başarılı olabildim, umarım izlenebilir ;)

Araba kullanamama durumumu bilmeyen kalmadı sanırım deemi? ;)
Ama bir hamle yapmıştım aslında, devamı gelemedi, kaldı öylece yine!

Şimdilerde bir yerden gelirken, babası hemen beni arıyor ''otopark'a gel, gel, gel de gör'' diye,
Kendim bizzat yanındaki koltuğa oturup şahit oldum :))


İlk önce test sürüşü;
batıı from batı on Vimeo.




Sonrasında ''al bu da sana kapak olsun anne, sürüşü :))

btkn from batı on Vimeo.


         Şansına yol boyunca bütün depçe'leri gördük :)) 
Batıkan'ca açılımı kepçe yani ;)
Yol boyunca derken yanlış anlaşılmasın evden dükkan'a kadar kısa bir sürüş oldu ve bu sayede şunu fark ettik ki, dükkan-ev arası sadece 2 dakika 48 saniye :))



Dip Not :) 2. Video'yu izlerken monitörünüzü dikey pozisyona getirmenizi tavsiye ederim ;)

18 Eylül 2010 Cumartesi

Meltem'e gittik geldiikk...



Hatırladınız mı bu miniği :))
Şurada anlatmıştım ya, neler olduğunu, acı tecrübelerimizi :(
Gidememiştik yanına, o zamandan beri nasıl buram buram koktu kokusu burnumda, nasıl özlemiştim, bir anda apar topar karar verdik ve soluğu Meltem'imizin yanında aldık :)
Nasıl büyümüş maşallah! Herkes seferber olmuş tabii haliyle, evde, baba, dede, kardeşler, babaanne ohh hepsi peşinde, gözünün içine bakıyorlar :)

7 aylık oldu Meltem, emekliyor çok şaşırdım, çokta hareketli, dişleri çıkmamış henüz ama çok iştahlı maşallah, biberonu görünce kıyamet kopuyor :)

Normalde kimseye gitmezmiş, beni tanıdı herhalde, nasıl sevindi, mutlu oldu, oynadık bol bol, koklaştık, doydum mu? tabii ki hayır ama bu beni 1 ay idare eder, 1 ay sonra yine soluğu alırım yanında :)

Bu sefer Batıkan daha iyiydi Meltem'e karşı, ilacını verdi kaşıkla, suyunu içirdi kardeş kardeş diyerek :) emziğini verdi, arada tabii sert tavırları da oldu.

Bir kere daha baktım baktım, annesini hatırladım, hala daha inanabilmiş değilim, sanki her an gelicek gibi ama boş tabii :(
Ama iyi gördüm ya Meltem'i sevindim, tabii içlerini bilen yok, büyüdükçe gün geçtikçe nasıl olur, bilen yok! 
Umarım herşey haklarında güzel olur...


Tipine baksanıza, tam köylü güzeli, annesinin tülbenti bu sefer başında, fotoğraf çekmek için taktık :))
Nasıl sevimli dimi ama ;)
Related Posts Widget for Blogs by LinkWithin