Doğum tarihi: 07.09.2016
Saat: 05:11
Boy: 51 cm
Ağırlık: 3.500 kg
05.09.2016 haftamız 40+0 Doktorumuz zaman doldu, bebeğin keyfi yerinde gelmeye pek niyetli gibi görünmüyor, bu saatten sonra riski anne ve baba alır, bana kalırsa suni sancı deneyelim olmazsa sezaryen ile alalım dedi. Bu saatten sonra kaka yapma riskine karşılık biz riske girmiyoruz dedi. Eşim sezaryen olmam taraftarı idi ama ben en azından 07.09 a kadar beklemek istedim. Tek başına riski almanın verdiği tedirginlikle annemi aradım ve 07.09 da babamın da prostat nedeni ile ameliyata alınacağını öğrendim. O an resmen sinir boşalması yaşadım. Eşim yardımcı olacağını söyleyerek teselli etmeye çalışsada ben onun bakım konularında beceriksiz olduğunu bildiğimden teselli olamıyordum.
Neyseki pes etmedim Drdan geldiğim gibi ağlamayı bıraktım ve yürüyüşler yaptım eve gelip ılık duş aldım. Ertesi gün durumu abartıp üç saat tempolu yürüyüş yapıp eve gelip plates topu ile hareketler yaptım, uzun uzun ılık duş aldım. Akşam eşim işe gitmeden var mı birşey diye sordu bende durumlar aynı dedim. Eşim akşam saat 11 de işe gitti, bende bebek gelmiyor diye blogda dert yakındıktan sonra uyumaya çekildim. Gece saat 1:30 da telefonuma
gelen bir mesaj ile uyandım ve o an benden birşeyler geldiğini hissettim. Aynı anda sancımda başlamıştı. Eşimin ne kadar panik biri olduğunu bildiğimden hemen onu aramadım. 5 dakikada 1 dakika gelen sancılarım eşliğinde evin tozunu aldım, yatak odasındaki çarşafları değiştirdim, çamaşırları makinaya attım ve sancım artımca artık zamanıdır deyip eşimi aradım doğum başladı diye. Bu arada saat 2:30 du. O gelene kadar ılık duş altında kaldım ve eşim geldiğinde hem sancılar sıklaşmış hem suyum hızlanmıştı.
Eşimin gelmesi ile Duruşu da uyandırdım. Kardeşin ben gelicem diyor hadi onu almaya gidelim diyerek kaldırdım ve çekirdek ailemle yeni üyemizi almaya doğru yola koyulduk. Yolda miskin Ahmet ilahisini dinleyerek, nefes egzersizleri yapıyordum, Duru ise ailemizi resmediyordu arka koltukta. Hepimiz heyecanlı bir okadar da sakindik. Ertesi gün babam ameliyata gireceğinden Duruşu bırakacak yer yoktu ve mecburen oda bizimle geldi.
Hastaneye vardığımızda saat 3:30 du. Hemen ilk muayene için hazırlandım ve dr beklemeye başladım. Nöbetçi Dr asistanı sakinliğimden pek doğuracağıma inanmıyor olsa gerek ki ben hazırlanmış çatalda bekliyorken o rahat rahat nette sörf yapmaya devam ediyordu. Ağrım ve suyum hızlandı ne zaman gelecek doktor diye uyardıktan sonra Dr çağırdı ve açıklık 6 cm olmuştu. Asistan şaşkınlıkla ne kadar dirayetlisiniz maşallah hiç öyle doğuracak gibi duymuyorsunuz dedi. Başka bir dr nöbetçiydi ve kendi Dr isteyip istemediğimi sordular. Doğumun hızlı ilerliyor yetişemez zaten diyerek kendi Dr istemedim. Saat 4 olmustu ve sadece ikibucuk saatte doğumun son aşamasındaydım neredeyse. Sancı odasına aldılar ve o zamana kadar gayet iyiydim. Suni sancı takmak istediler ve ben suni sancı istemiyorum, doğum hızlı ilerliyor ve 2 saate kadar bebek doğacak zaten desemde hemşireleri ikna edemedim. Doğum sürecim 1.doğumumda olduğu gibi ilerliyordu. Ve aşağı yukarı kestiriyordum başıma gelecekleri. Hem Rabbimiz o kadar merhametli ki 5 dakikada dinlendirip 1 dakika çektiriyor sadece. Ama o suni sancı insanı normal doğum seçtiğine pişman ediyor neredeyse.
Suni sancı takıldı ve ağrılarım dayanılmaz bir hal aldı. Bu yüzüme yansıyordu. Duru'nun o çaresizce bakışlarını üzerimde görünce onu odadan çıkarmasını istedim eşimden. Eşim onu dışarıdaki hemşirelere emanet etti ve yanıma geldi. Hurma yiyordum ve ağlıyordum durmadan. Asla bağıramıyorum bu arada. Saat geçmiyor ve ben ellerimi ısırmaktan mosmor etmiştim. Dışarıda bekleyen Duru'nun sesi geldi. Hemşire soruyordu ona; Ablamı olacaksın sen. Evet dedi kuzum. Seni bırakacak kimseleri yokmuydu dedi. O sorudan sonra kuzum kapıyı çaldı ve ne olur benide alın hep dışarıda mı bekliycem. Benim acı çektiğimi görmek onu çok üzmüştü. Beni öyle görmesi de beni üzüyordu.
Neyseki mide bulantılarım başladı ve nihayet kusuyordum. Eşim soğuk mu aldın acaba diye sordu bende hayır doğum başladı dedim. Aynı anda ıkınma hissine gelmişti bana. Eşimden hemşireleri çağırmalarını istedim ve saat tam olarak 5:00 dı. Eşim dışarı alındı ve muayene yapıldı. Beklenen cevap 10 cm ve bebeğin saçları görünüyor. Hemen alt kattaki dogumhaneye gitmek uzere sandalyeye alındım ve sancı odasından çıkar çıkmaz kızımın o üzgün ve tedirgin bakışlarını gördüm. Babası ile beni öptüler ve hızlıca dogumhaneye alındım. Kendi Doktorum kadar tatlı bir dr bebek gelmiş işimiz çok kolay olacak hiç merak etme dedi ve 3. Ikınmadan sonra içimden kayan o sıcacık şeyi hissettim. Dr sürpriz yumurta diyerek çekti çıkardı minnağımı. Neden ağlamıyor diye kaygı ile sorunca poposuna şamalağı yedi ve başladı viyaklamaya 😁.
Sonrası mutluluk, şükür, heyecan. Yanağıma değdirdiklerinde ılık kadife bir ten. Şimdi durmadan yanağım yanağında öylece duruyoruz. Bir yanımız hep yarımmış meğer şimdi tamamlandı.
Bebek doğduktan sonra ailelemize haber verdik, aynı gün sezeryana alınmamı beklediklerinden sabahın altısında bu haber herkesi mutlu etti. Özellikle öğlen ameliyata girecek olan babama çok iyi geldi.
Bizim doğum hikayemizde böyle işte. Toplam 3 saat 40 dakika sürdü. Uzun lafın kısası oğluşun 4.ayımızda gelmeye çalışması ve 8 ay boyunca süren kusmalarım sayesinde berbat ötesi bir hamilelik geçirmiş birine ödül gibi bir doğum nasip etti Rabbim. Hamilelikten iliklerime kadar nefret eden biriyim fakat doğum anı ve sonrası duygularının aynılarını keşke yaşatan başka birşey daha olsaydı diyorum. Allah bekleyen ve isteyen herkese nasip etsin. Bu arada merak eden var mı bilmiyorum ama ben yine yazayım hamileliğim boyunca sadece 400 gram aldım kilo olarak. Doğum sonrası 6 kilo verdim. Yani şuan hamile kaldığım kilonun 6 kilo altındayım. Size tavsiyem doğuma giderken mümkünse sadece eşiniz yanınızda olsun ve çocuğunuz varsa onu doğumdan sonra yanınıza çağırın. Sancılarınız başladığında uzun uzun ılık duş alın.
Rabbim herkese benim doğumlarım gibi kolay doğum nasip etsin.