Sayfalar

17 Aralık 2016 Cumartesi

İYİKİ DOĞDUN CANIM KIZIM

7 yıl önce bu saatler, seninle tek beden olduğumuz son gece....
Hiç mi üzmez bir çocuk bir anneyi,
Hiç mi çocuk gibi olmaz,
Hep mi anlayışlı olur,
Hep mi şaşırtır davranışlarıyla,
Bu kadar mı naif olunur,
Bir kalbe bu kadar sevgi nasıl sığar,
Tüm sorularımın cevabı, şaşkınlıklarımın nedeni, dünyada cenneti yaşama sebebim iyi ki doğdun. iyi ki varsın şükür sebebim.
Biz çok şanslıyız Rabbimizin seni bize emanet olarak seçtiği için.
Çok şanslıyız senin gibi bir kızımız olduğu için.
Dilerim Allahtan;
Hayatın sana senin kalbinin güzelliğini çıkarsın karşına, hayat kalbindeki masumiyeti ve merhameti silecek hiç bir kötülük çıkarmasın karşına, daima iyi bir insan, iyi bir kul ol.
Her zaman böyle ol böyle ol ki kalbinde zerre kötülük olan insanlar senin temizliğinden utanıp kalbindeki kötülüklerin üzerine perde çeksinler. Ne iş yaparsan yap mutlu olduğun işi yap.
Hayatta herşey değişir; taleplerin, isteklerin, amaçların. Her şey değişsin hayatında ama iyi niyetin asla değişmesin.

  • İyi ki doğdun iyiki varsın iyiki bizim kızımızsın. Seni çok seviyoruz♡♡♡

Unutmadan abla olmak sana çok yakışıyor.



17 Kasım 2016 Perşembe

Kardeş Kıskançlığı

 Hemen söylemedim hamile olduğumu ona. Hamile kaldığımı öğrendikten sonra Duru ya kardeş istermisin diye sordum gözlerinden ve agzindan çıkan EVEEET yanıtından bir kaç gün sonra söyledim hamile olduğumu Duru ya. Söyler söylemez mutluluktan neler yapacağını şaşırdı. Ama ben üzgün durmaya devam ediyorum. Kendi şaşkınlığı ve heyecanı geçince peki sen neden mutsuzsun dedi, ben tek başıma bakamıycam bu yüzden iyi bir anne olamamaktan korkuyorum acaba vazgeçmem mi gerekiyor deyince kardeşsiz kalma korkusuyla anne bende varım sana yardım ederim diye atladı masum kuzum. Peki o zaman söz verirsen yaparım sana kardeş dedim ve yardımcı olacağı sözünü aldım Duru dan. Hamileliğim boyunca babası bir bardak su bile isteyemedi benden. Adamcağız ağzını açacak olsa annem hem kardeşimi taşıyıp hem bizim istedilerimizi yapamaz kalk kendin yap deyip adama 9 ay nazi zulmü yaptı. Tabi bende bu durumu kullanmadım değil yani. Çizgi filmlerden bunalınca mesela Duru kardeşin çok sıkıldı ablam basabilir mi acaba diye rica ediyor dediğimde hemen kumandayı elime verip çekiliyordu bir kenara.
Bebek ile ilgili tüm alışveriş Duru ile yapıldı, onunla liste yapıldı, onun beğendiği ürünler alındı, onun düzenini bozmadan Doruk a aynı odada yer açıldı. Doğum çantası bile onun seçtikleri ile hazırlandı. Her defasında sen olmasan ben bu işi beceremem mesajı verildi ve ondan da iyiki varım mesajı alındı şükürler olsun
Aslında tüm bu oyunlar kardeşi doğduktan sonra kendini bir kenara atılmış gibi hissetmesin, ona çok ihtiyacım olduğunuzu bilsin, kendini önemsesin ve kardeşini kıskanmasın diyeydi. Planım da tıkır tıkır işledi açıkçası. Sonunda ne mi oldu???
Aylarca o kadar çabala sen, bunun için planlar yap, her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşün tüm bu çabalar lohusa ziyaretine gelenler tarafından heba olsun. Nasıl mı???
 ''Her gelen ay bu ne kadar güzel, tabi Duru senin kadar değil. Nasıl kıskanıyor musun kardeşini diye soruyorlardı. Duru onlara niye kıskanayım o benim kardeşim diye cevap veriyordu. Ama bu sorular Duru nun yanında istisnasız tum ziyaretçilerimiz tarafından itinayla soruldu. Artık pabucun dama atıldı kardeşini sevecekler diye kızımı kızdıran dengesizler bile oldu. Sonunda ne mi oldu.
Tüm akrabalar eş dost el ele verip çabalarımı heba ettiler valla. Duru bir gün anne ben bunu çok kıskanıyorum diye döktü içini. Şimdi evde masum bir kıskançlık savaşı var. Her şeyi soruyor; bana da aynısından aldın mı diye. Kıyaslama da var tabi ben nasıldım? sorularından belli. Bu biraz seni fazla üzüyor gibi arada karalama çalışmaları da sürmüyor değil.
Ne zaman Doruk u sevsem çok gürültü yapıyorsun yeter artık deyip kesiyor.
Şükürler olsun aralarında 7 yıl var ve aklı eriyor da zarar vermiyor kardeşine.
Buradan tüm akrabaları selamlıyor ve merak ettiğiniz şu soru vardı ya o iş tamam el birliğiyle başardınız Duru kardeşini kıskanıyor.

14 Kasım 2016 Pazartesi

İki Aylık Oldu Minik Adamım

Dolu dolu iki aylık olduk şükürler olsun. Anlatacak okadar şey varki zaman yetmiyor buralara yazmaya. Ama biliyorum ki yetisemeyerek çok şey kaybediyorum. 2. Ayımızın içinde sarılık bitince gunde bir kere 60cc verdiğim mamayı bıraktık, mevlüdümüzü atlattık hemde çok güzel geçti. Gündüzleri çok uyumuyor gece 1 kez kalkıyor ve 2 yada 3 saat uyanık kalıp tekrar uykuya dalıyoruz.  Gündüzleri 2 kafa bir beden şeklindeyiz hala. Gece uykuya dalmak biraz zor olsada imdadımıza Buzuki Orhan yetişiyor.  Mucizevi bir şekilde müziği duyar duymaz uyuyoruz. Dikensiz gül dalı değiliz tabiki. 2.ay aşılarımızda ateş yaşamadık azıcık huysuzlukla atlattık şükür. Şu sıralar çok fena pişti bide sünnet olmalıymış bakalım salı günü yeni bir doktora gideceğiz. Ayrıca idrarında çıkan enfeksiyon nedeni ile antibiyotik kullanıyor.  Pisiği içinde bez değisikliği yaptık. Umarım tez zamanda atlatırız. Bu ay itibariyle göğüs ucu yaraları geçtiğinden emzirmek daha rahat.

Sosyal gelişimi: Beni tanıyor artık, ağlayıp sinir ettiğinde bir gülüşü ile beni finoya bağlamayı çok iyi beceriyor. Agular yapıp bir şeyler anlatıyor.

Fiziksel gelişimi: Yüz üstü yastığa koyduğumda başını uzun süre dik tutarak kontrol edebiliyor. Emziği ağzından çıkara biliyor elinde tutabiliyor.

2.ay sonu itibariyle 5.500 kg ve 59 cm boy ile ayımızla uyumlu ilerliyoruz şükürler olsun. Şimdi sizi zeytin gözlü oğlumla başbaşa bırakıyorum. İyi geceler.




12 Kasım 2016 Cumartesi

Doğum Hikayemiz


Doğum tarihi: 07.09.2016
Saat: 05:11
Boy: 51 cm
Ağırlık: 3.500 kg

05.09.2016 haftamız 40+0 Doktorumuz zaman doldu, bebeğin keyfi yerinde gelmeye pek niyetli gibi görünmüyor, bu saatten sonra riski anne ve baba alır, bana kalırsa suni sancı deneyelim olmazsa sezaryen ile alalım dedi. Bu saatten sonra kaka yapma riskine karşılık biz riske girmiyoruz dedi. Eşim sezaryen olmam taraftarı idi ama ben en azından 07.09 a kadar beklemek istedim. Tek başına riski almanın verdiği tedirginlikle annemi aradım ve 07.09 da babamın da prostat nedeni ile ameliyata alınacağını öğrendim. O an resmen sinir boşalması yaşadım. Eşim yardımcı olacağını söyleyerek teselli etmeye çalışsada ben onun bakım konularında beceriksiz olduğunu bildiğimden teselli olamıyordum.
Neyseki pes etmedim Drdan geldiğim gibi ağlamayı bıraktım ve  yürüyüşler yaptım eve gelip ılık duş aldım. Ertesi gün durumu abartıp üç saat tempolu yürüyüş yapıp eve gelip plates topu ile hareketler yaptım, uzun uzun ılık duş aldım. Akşam eşim işe gitmeden var mı birşey diye sordu bende durumlar aynı dedim. Eşim akşam saat 11 de işe gitti, bende bebek gelmiyor diye blogda dert yakındıktan sonra  uyumaya çekildim. Gece saat 1:30 da telefonuma
gelen bir mesaj ile uyandım ve o an benden birşeyler geldiğini hissettim. Aynı anda sancımda başlamıştı. Eşimin ne kadar panik biri olduğunu bildiğimden hemen onu aramadım. 5 dakikada 1 dakika gelen sancılarım eşliğinde evin tozunu aldım, yatak odasındaki çarşafları değiştirdim, çamaşırları makinaya attım ve  sancım artımca artık zamanıdır deyip eşimi aradım doğum başladı diye. Bu arada saat 2:30 du. O gelene kadar ılık duş altında kaldım ve eşim geldiğinde hem sancılar sıklaşmış hem suyum hızlanmıştı.
Eşimin gelmesi ile Duruşu da uyandırdım. Kardeşin ben gelicem diyor hadi onu almaya gidelim diyerek kaldırdım ve çekirdek ailemle yeni üyemizi almaya doğru yola koyulduk. Yolda miskin Ahmet ilahisini dinleyerek, nefes egzersizleri yapıyordum, Duru ise ailemizi resmediyordu arka koltukta. Hepimiz heyecanlı bir okadar da sakindik. Ertesi gün babam ameliyata gireceğinden Duruşu bırakacak yer yoktu ve mecburen oda bizimle geldi.
Hastaneye vardığımızda saat 3:30 du. Hemen ilk muayene için hazırlandım ve dr beklemeye başladım. Nöbetçi Dr asistanı sakinliğimden pek doğuracağıma inanmıyor olsa gerek ki ben hazırlanmış çatalda bekliyorken o rahat rahat nette sörf yapmaya devam ediyordu. Ağrım ve suyum hızlandı ne zaman gelecek doktor diye uyardıktan sonra Dr çağırdı ve açıklık 6 cm olmuştu.   Asistan şaşkınlıkla ne kadar dirayetlisiniz maşallah hiç öyle doğuracak gibi duymuyorsunuz dedi. Başka bir dr nöbetçiydi ve kendi Dr isteyip istemediğimi sordular. Doğumun hızlı ilerliyor yetişemez zaten diyerek kendi Dr istemedim. Saat 4 olmustu ve sadece ikibucuk saatte doğumun son aşamasındaydım neredeyse. Sancı odasına aldılar ve o zamana kadar gayet iyiydim. Suni sancı takmak istediler ve ben suni sancı istemiyorum, doğum hızlı ilerliyor ve 2 saate kadar bebek doğacak zaten desemde hemşireleri ikna edemedim. Doğum sürecim 1.doğumumda olduğu gibi ilerliyordu. Ve aşağı yukarı kestiriyordum başıma gelecekleri. Hem Rabbimiz o kadar merhametli ki 5 dakikada dinlendirip 1 dakika çektiriyor sadece.  Ama o suni sancı insanı normal doğum seçtiğine pişman ediyor neredeyse.
Suni sancı takıldı ve ağrılarım dayanılmaz bir hal aldı. Bu yüzüme yansıyordu. Duru'nun o çaresizce bakışlarını üzerimde görünce onu odadan çıkarmasını istedim eşimden. Eşim onu dışarıdaki hemşirelere emanet etti ve yanıma geldi.  Hurma yiyordum ve ağlıyordum durmadan. Asla bağıramıyorum bu arada. Saat geçmiyor ve ben ellerimi ısırmaktan mosmor etmiştim. Dışarıda bekleyen Duru'nun sesi geldi. Hemşire soruyordu ona; Ablamı olacaksın sen. Evet dedi kuzum. Seni bırakacak kimseleri yokmuydu dedi. O sorudan sonra kuzum kapıyı çaldı ve ne olur benide  alın hep dışarıda mı bekliycem. Benim acı çektiğimi görmek onu çok üzmüştü. Beni öyle görmesi de beni üzüyordu.
Neyseki mide bulantılarım başladı ve nihayet kusuyordum. Eşim soğuk mu aldın acaba diye sordu bende hayır doğum başladı dedim. Aynı anda ıkınma hissine gelmişti bana. Eşimden hemşireleri çağırmalarını istedim ve saat tam olarak 5:00 dı. Eşim dışarı alındı ve muayene yapıldı. Beklenen cevap 10 cm ve bebeğin saçları görünüyor. Hemen alt kattaki dogumhaneye gitmek uzere sandalyeye alındım ve sancı odasından çıkar çıkmaz kızımın o üzgün ve tedirgin bakışlarını gördüm. Babası ile beni öptüler ve hızlıca dogumhaneye alındım. Kendi Doktorum kadar tatlı bir dr bebek gelmiş işimiz çok kolay olacak hiç merak etme dedi ve 3. Ikınmadan sonra içimden kayan o sıcacık şeyi hissettim. Dr sürpriz yumurta diyerek çekti çıkardı minnağımı. Neden ağlamıyor diye kaygı ile sorunca poposuna şamalağı yedi ve başladı viyaklamaya 😁.
Sonrası mutluluk, şükür, heyecan. Yanağıma değdirdiklerinde ılık kadife bir ten. Şimdi durmadan yanağım yanağında öylece duruyoruz. Bir yanımız hep yarımmış meğer şimdi tamamlandı.
Bebek doğduktan sonra ailelemize haber verdik, aynı gün sezeryana alınmamı beklediklerinden sabahın altısında bu haber herkesi mutlu etti. Özellikle öğlen ameliyata girecek olan babama çok iyi geldi.
 Bizim doğum hikayemizde böyle işte. Toplam 3 saat 40 dakika sürdü. Uzun lafın kısası oğluşun 4.ayımızda gelmeye çalışması ve 8 ay boyunca süren kusmalarım sayesinde berbat ötesi bir hamilelik geçirmiş birine ödül gibi bir doğum nasip etti Rabbim. Hamilelikten iliklerime kadar nefret eden biriyim fakat doğum anı ve sonrası duygularının aynılarını  keşke yaşatan başka birşey daha olsaydı diyorum. Allah bekleyen ve isteyen herkese nasip etsin.  Bu arada merak eden var mı bilmiyorum ama ben yine yazayım hamileliğim boyunca sadece 400 gram aldım kilo olarak. Doğum sonrası 6 kilo verdim. Yani şuan hamile kaldığım kilonun 6 kilo altındayım. Size tavsiyem doğuma giderken mümkünse sadece eşiniz yanınızda olsun ve çocuğunuz varsa onu doğumdan sonra yanınıza çağırın. Sancılarınız başladığında uzun uzun ılık duş alın.
Rabbim herkese benim doğumlarım gibi kolay doğum nasip etsin.







7 Ekim 2016 Cuma

Bir Aylık Oldu Minik Adamım

Birbirimize alıştık şükürler olsun. 7. Günümüzde saçlarımız kesildi, 8.günümüz de akikamız kesildi.  Sarılığımız bu hafta itibariyle bariz düşüş gösterdi. Uykularımız gündüz çok az gece uzun uzun uyuyoruz.  Ablamıza göre uslu bir bebişiz. Emiyorken mutlaka ara ara memeyi kokluyoruz. Gözlerimizi kısıp çapkın çapkın gülüşümüz varki herkes aşık bize. Ayy kokumuzu hiç söylemeyeceğim cennet cennet. Allahım isteyen herkese nasip etsin bu duyguyu ne eşi var ne benzeri.
Biz saçlarımızı kesmeden resimler çekindik. Buyrun fotolarımız.

19 Eylül 2016 Pazartesi

10.YIL ♡♡♡♡

17.09.2016 biz 10. Yılımızda Doruk paşa 10.gününde. Ne güzel bir tesadüf  değil mi :)
Daha dün gibi burada dilemiştim ben seni.  Şükürler olsun sahip olduklarımıza. Geçen  sene bana bu mutluluğu yaşatan sevdiceğim;
Bu yıl bana bu mutluluğu  yaşattığın için  Rabbime şükür sana teşekkür ediyorum. Ha unutmadan birde seni çok seviyorum ❤ Daha nice 10 lara Aşkım evlilik yıl dönümlerimiz  hep mutlulukla gelsin hep sağlıkla evlatlarımızın güzel  mutlu  günlerini görerek geçsin. (İnşallah)








18 Eylül 2016 Pazar

07.09.2016 GÜNLERDEN AHMET DORUK ♡♡

Ailesinin ilk çocuğu, üç  kardeşinin ablası, babasının  kıymetlisi, annesinin asi kızı, sevdiceğinin kara kızı, artık  DURU ve DORUK'un annesi ♡♡

6 Eylül 2016 Salı

40+2 Miskin Doruk Bekleniyor

Bekliyoruz sabırla bizim miskin bebeği. Pazartesi itibariyle 40 hafta bitti.  Dr bu saatten sonra riski sen alıyorsan bekleyelim dedi.  Bebek normal doğum pozisyonu almış fakat başı hala doğum kanalının girişinde ve bu şartlarda suni sancı bile işe yaramaz diyor.  Kabul etsem yarın sezeryana alacaklar.  İşin en kötü yanı babamda yarın ameliyat oluyor.  Benim 2 yumurta bile kıramayan eşim bakacakmis bana.  Beklemek doğru karar mı bilmiyorum,  çok kaygılıyim 18.  Haftada zor bela durdurduğumuz Doruk paşa şimdi pek bir rahat.
Duru bile Asiye hanim bu bebek doğmayı bilmiyor ona doğmayı öğretin diyor.  Hep onun için hazırlanıp geliyorum bazen kahvaltı bile yapmıyorum ama artık bıktık gelsin diye doktoruma isyanda bulundu.
Artık kontroller 2 günde bir ve yarın yine kontrol var. En kötü cuma sezeryan talep edeceğiz çünkü beklemek tek benim kararımdi ve bu riski tek başına almak bile beni paranoyak yapmaya yetti.
Uzun lafın kısası yarın dananin kuyruğu kopacak. Hepinizden dua bekliyoruz Allaha emanet olun:)

26 Ağustos 2016 Cuma

HAZIRLIKLARDA SONA DOĞRU

Eveeeet büyük gün yaklaşıyor şükürler olsun. Hazırlıklarımız son gaz devam ediyor. Heyecan doruklarda.
Hazırlıklarımız neredeyse bitti. Kontrollerimiz artık haftalık ve kontrollerimizde normal doğuma bir engel görünmüyor şuanda.
Hastane çantamız hazır, temizlik kız kardeş kuzen ve gelin yardımıyla nihayete erdi. Artık vaktimi ikramlıklara ayırıyorum. Bir çok şeyi kendim yapmaya çalıştım. Dışarıdan siparişle herhangi birşey yaptırmadım.
Evde çıkan kapı süsü krizini iki kapı süslemeye karar vererek atlattık. Bebiş ablası ile aynı odayı paylaşacağından Duru kapıda ikimizin adı yazsın dedi (haklı olarak), babamız tarafından kabul edilmeyince dış kapıya başka bir kapı süsü daha yapıldı yengemiz tarafından ikisinin de adı geçen. Alttaki resimde bakalım beğenecek misiniz? Biz çok beğendik.
Lohusa bardaklarımızdan bebek şekerine herşey hazır. Şerbeti bu haftaki kontrolden sonra yapacağım..  Geceleri uyumak imkansız. Sabaha kadar yeni birşey yaparak geçiriyorum. Evde işim kalmıyor gündüzlere. Gece kuşuyum resmen. Mahallenin bekçisi gibi ufacık bir seste balkondayım :)

Bu gün 38+5 Duru bugününde doğdu Doruk. E hadi seni bekliyoruz. Sağlıkla gel evimize hepimiz seni çok istiyoruz, merak ediyoruz. 7 yıl sonra ev yeniden bebek kokacak (İnşallah)......
Sağlıcakla kalın. Ben vakit buldukça girmeye çalışıcam.


6 Ağustos 2016 Cumartesi

35+5 te biz

Evet son aya girdik şükür. Tekmelerimiz daha güçlü, anne ne tarafa dönse oda orada bir kuytu bulup çırpınmaya başlıyor. Ama hakkını yemeyeyim ablasından daha sakin. Zira Duru hiç uyumazdı geceleri. Güzel haber bulantılarım bayramdan beri çok az. Dün sağlık ocağındaki takipte gördük ki hamileliğimin başladığı günden bu yana yani 8 ayda sadece 800 gram almışım. Bu durum hamileliğimin kusma boyutunu sanırım çok net anlatıyordur :(
Hazırlıklar son gaz devam. Süslemeleri hala halledemedim. Hepimizde heyecan var. Şimdilerde çekirdek ailemde herkes bana benzeyecek diye başladı hayallerini kurmaya.
3 makine çamaşır yıkandı. Minik minik 3 dolu makine nasıl ütülenecek diye hayıflanıyorken ben büyük halamız geldi ve hepsini ütüleyip yerleştirdi sağolsun. Hastane çantasını hazırlayıp kenara koyma vaktidir artık.
Geçen hafta çok sancılandım doktora gittim apar topar şükür yalancı sancılarmış. Bir kez kanama geçirince hamileliğimi hepsini paranoya modunda geçirdiğim doğrudur.
Çarşamba günü randevum var ve umarım güzel haberler alırız. Bu ayı sağlıklı bir şekilde tamamlayıp doğuma girmek tek temennimiz.
Bu postu iş arasında bizi merak edenler için yazdım. Hepiniz Allah'a emanet olun...



8 Temmuz 2016 Cuma

BAYRAMDAN KALANLAR...

Herkesin geçmiş bayramını kutluyorum. 
Bayram için cumartesi gecesinden ben ve koca kişisi düştük Sakarya yollarına. Kızımla yaklaşık 20 günlü ayrılığın ardından kavuştuk. Çok özlemiştim cennet kokulumu.  Pazar günü iftar için hepimiz gölbaşına iftara gittik. Orada bol bol fotoğraf çektik. Gün batımı tam fotoluktu :)) 






Arefe günü evde geçti, bayram sabahı ise kahvaltıdan sonra Akyazı ve yaylalarına çıkıldı. Memleketi Sakarya olanlar ne şanslılar. Mükemmeldi, tam doğa harikası. Görmeyen varsa bi gidin görün derim. Dalından meyveler toplandı (ki hamile kaldığımdan beri durmadan istiyordum), mis gibi kekik koparıldı dağlardan, bulutların içinde yüründü, ciğerlerimiz temiz hava ile dolduruldu, buz gibi sulardan içildi, hiç dönülmek istenilmedi ama dönüldü malesef :( Dönülmeden bol bol fotoğraf çekildi, resimlerde babamız yok o yemek hazırlamakla meşguldü ;) Bir daha ki Doruk'la İnşALLAH.












Bayramın 2. günü kuzumu ardımda bırakarak dönmek zorunda kaldım malesef. Bir çok anı depolayarak, kızımı ardımda bırakmanın burukluğu ile. Hadi bakalım az kaldı doğumdan sonra uzun süre evde olacağım. Anneliğe doymak için ve bebeğimi bıraktığımda  aynı gözyaşlarını akıtmaya cesaretim olmadığı için. 3 kişilik olarak kutladığımız son bayramımız böyleydi. Umarım herkes bizim kadar çok eğlenmiştir.
 

21 Haziran 2016 Salı

BU GÜNLERDE BİZ - 30. HAFTA

Herkese Merhaba....
Önce Ben: Bu günlerde ben sıcaklardan kavruluyorum, bulantılarla gün geçiriyorum, iştahsızlığım tartıyada vurdu 7. ayımda 1 kg daha verdim. Benim bu bebek sevgili diyetisyenimden daha başarılı:) 2 hafta sonra dr ziyaretim var, beni durmadan tekmeleyen minik bıdıkı görmek istiyorum. Tabi lütfedip yüzünü gösterirse, zira çok nazlı kendileri. Alışverişin bir kısmını tamamladık Duru ile. Bana göre hamileliiğin en güzel ve heyecanlı kısmı. Geceleri uyumak çok zor, ne tarafa dönsem bebişte orada bir delik bulup giriyor başlıyor tekmelemeye. Aynı ablası gibi :)

Şimdi Doruk: Gerildiğini hissediyorum, bazen çok nadir hıçkırık tutuyor. Babasının sesine ve ellerine hemen tepki veriyor. Duru'ya çok tepkisiz. Canım kızım her akşam bekliyor kardeşinin tekmelerini bir kere bile tepki vermedi ona:) Evde yeni bir yer açıldı Doruk beye. Bayram iznimde kıyafetleri yıkanıp kaldırılacak, doğum çantası hazırlanacak. Süslemeler olayına henüz başlayamadım. Önümüzdeki bir kaç hafta içinde yapmam lazım, sıcaklar vurdukça hiç birşey yapmak istemiyorum çünkü. Yeni doğan sünneti ile ilgili bilgi toplamalıyım. Birde şu kordon kanı saklama ile ilgili araştırma yapmayı düşünüyorum. Sizlerin de bilgilerine talibim.

En son Duruşum: Duru çok güzel bir karne getirdi. Bu sefer yanındaydım ve ilk gururum beni çok mutlu etti yine. Söz verdiğim gibi hafta sonu beraber kardeşine alışveriş yaptık ve pazar günü anane ile Adapazarı'na gitti kuzum. Alış veriş sonrası anne biz ne kadar güzel bir aileyiz değil mi, herşeye beraber karar veriyoruz ve birbirimize verdiğimiz sözleri hep tutuyoruz dedi. Bunu ondan duymak beni çok mutlu etti, ileride bizi böyle hatırlayacak belki de, ve belki ebebeyn olduğunda herşeyden önce evlatlarına dürüst olacak (İnşallah).
Bayrama kadar kesin orada olacak. Çok özledim şimdiden.Normalde yüzme kursuna başlayacaktı ama ertelemek zorunda kaldık anane gidince. En çokta mecburiyetten ayrı kaldığım zaman için üzülüyorum. Onu göndermem demek Duru'nun da bir çok hayalini ertelemem anlamına geliyor ki bu durum beni çok üzüyor.  Kardeşi ile ilgili hayallere devam. Doruk için aldığım kıyafetleri oyuncaklarına giyindiriyor ve nasıl kucağına alacağına dair, uyutmaya dair provalar yapıyor:) Bizden şimdilik bu kadar. Herkese mutlu haftalar......






6 Haziran 2016 Pazartesi

HAYIRLI RAMAZANLAR

Ne çok ara veriyorum şu sıralar. Ama hamileliğimin ilk günlerinde hafta hafta yazarım demiştim. Ama olmadı, istediğim gibi gelişmedi hiç bir şey. Yinede şükürler olsun, en azından bebişle iyiz bu aralar. Bu gün dolu dolu 27 haftalık olduk.  Göbüş benden bağımsız bir cumhuriyet olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Kuzu büyüyor şükürler olsun. Kusma tam gaz devam (malesef).
2. trimesterde geride kaldı. Şimdi son üçlüyü tüketiyoruz. Hala hamileliğe başladığım kilonun altındayım. Bu güzel bence :)
Doruk herkesin yüreğini ağzına getirdiğinden, herkes 7.ayımı bitirmemi bekliyor. Ha bide herkes poposuna vuracakmış, çok korkuttun sen bizi diye. Kimse oğlumu anlamıyor, onun tek derdi annesine ve ablasına bir an evvel kavuşmak. Suç mu yani :)
Geçen hafta şeker testi, vardı ben yine kusunca iptal oldu. Yemek yedim öğle baktılar. Sıkıntı yokmuş şükür ondada. Yavaş yavaş hazırlıklara başlamalı bu ay artık. Çok az bir iki parça şey aldım. Evde bir kaç yer açma çalışması oldu. Malum evimiz 2+1, abla ile aynı oda paylaşılacak. Duru'nun düzenini bozmadan yapmaya çalışıyorum. Öyle ki eşyalarının yerini bile değiştirmeden yapacağım. Bakalım nasıl olacak. Listeyi hazırlayacağız artık. Günler geçtikçe hayaller ve heyecan artıyor. Rabbim kavuşmayı nasip etsin, sağlıkla İnşALLAH.

Bu gün buruğum biraz. 22 yıldır hiç aksatmadan tuttuğum orucumu bu yıl ilk kez tutamıyorum. Mazeretim var ama, insan üzülüyor ya:(

Duru ise okula devam ediyor. Son iki haftamız kaldı.Anne ilgisi olmadan geçirdiğimiz bu senemizde ne çıkacak karşıma hiç bilmiyorum. Saçlarımızı kestirtik. Resmimiz kestiğimiz günden. Kardeşini şimdiye kadar kıskandığını farketmedik. Sadece hafta sonu ben göbeğimle konuşuyorken geldi ve;
-Anne sen Doruk'lamı konuşuyorsun diye sordu. Evet deyince, Onunla sırlarınız mı var, çok şeymi paylaşıyorsun onunla diye sorgulamaya başladı. Kıskançlığı bile kendi kadar masum :)

Rabbim hepimizin dualarını ve ibadetlerini kabul etsin. bu ay dualarda buluşalım olur mu? Cümleten hayırlı ramazanlar.....


12 Mayıs 2016 Perşembe

TÜNAYDINLAR...

Merhabalar, biz geldik şükür ki iyi haberlerle geldik.  Bir hafta uzanarak hiç kalkmadan, rahim kasılmaları, tansiyonun 7,5 lere kadar düşmesi ve sancılarla geçti. Bir haftanın sonunda bebişin yukarıya çıkmaya başladığını ama plesantanın hala aşağıda olduğunu söylediler ki oturma pozisyonuna hiç geçemememden belliydi zaten. Oturduğum an birşeyler bana batıyordu sanki. Doktorum bu süreçte mümkünse çalışma ve uzanmaya devam et dedi. Elimden geldiğince buna dikkat ettim. Birilerinin yardımıyla kalkıp oturdum, ayakta hiç durmamaya özen gösterdim kısacası rahim hareketlerini minimum düzeye indirerek, bebek ve plesenta yukarı çıkmasını bekledik. 03.05.2016 tarihinde renkli ultrasona girdik ve güzel haberleri o zaman aldık.
Artık dikkat etmem gereken en önemli şeyin bebeğin suyunun olduğunu söylediler. Hala kusmalarım devam ediyor ve bu yüzden su içemiyorum. Bu açığı meyve ile tamamlamaya çalışıyorum. Sanırım oturduğum semtteki çileklerin hepsini bitirdim:) şu sıralar nektari ve kiraza sarmış durumdayım :)
Sahi ne kadar şikayetçiydim kusmaktan değil mi? Artık şükür ediyorum sadece bu sorunum olduğu için ve biliyorum ki içimdeki mucizeye sahip olmak için benim çektiğim ağrıların 100 mislisine razı olacak binlerce insan var.
Resim Doruk'umun renkli ultrason görüntüsü. Bize Maşallah demeyi unutmayın. Bizleri merak eden ve dua eden hepinizden Rabbim razı olsun. Benim gibi içinde mucize büyüten herkesin de zamanında mucizelerine kavuşmalarını Rabbim nasip etsin......

7 Nisan 2016 Perşembe

Hayırlı Kandiller

İlk bebeğime hamile olduğumu öğrendiğimde şaşkınlık ve mutsuzluk ve daha birçok duyguyu aynı anda yaşamıştım. Bu duyguların en baskını Hayır Olamazdı.  Prolaktinim yüksekti, yeni bir işe başlamıştım, dr tedavisiz olmaz demişti peki ozaman bu neydi. İlk ayımi bu duygularla atlattım. Böylelikle 2 ayı geride bıraktık. 3.ayimda alışmaya başlamıştım, sevmiştim onu içten içe.  Sonra bir gün kusmalarım tavan yaptı, tansiyonum düşmüş baş dönmem başlamıştı. En yakın Polikliniğe gidip tansiyonum ölçülünce beni herhangi bir kadın doğum doktoruna yönlendirdiler. İki tane mendebur kadın dr bakıyor fetus yok diyorlar,  ben tabi ne olduğunu anlamadığım için yardımcı olmak adına ultrason resimlerini göstereyim mi benim bebeğim var dedim. Kadın bana hanfendi ultrason resminden kalp atışını görebilirmisin senin bebeğinin kalp atışı yok yani ölmüş dedi!  Çok üzüldüm haberi böyle çirkin şekilde yüzüme bağırmasi mı bu kadar canımı yakmışti bilmem.  Yarın gel bebeği boşaltıcaz dedi ve bizi eve gönderdi Yenimahalle kadın doğum hastanesi. Yine de çok dirayetliydim Allah verdi ve o aldı nasip böyleymis dedim tek bir yaş akıtmadan.
O gece rüyamda mavi bir kundak verdiler kucağıma al bak oğlun DORUK dediler.  Çok güzel kokuyordu meleğim.  Sarışın bir erkek çocuğu. Sonra kalktım ve ağladım aslinda ben onu büyümüş okula bile göndermişim hayallerimde. O zaman farkettim. Aslında niye oldu dediğim bu bebeği ne çok sevdiğimi.  Ertesi sabah 3 hastaneye daha gittik belki yaşıyordur diye 4 boyutlu ultrasona bile girdim ama yok kalbi durmuştu Doruk'umun.  Üzerinden bir yıl geçti ve ben tekrar hamile kaldım.  Hep korktum bu sefer de kaybederim diye. Oğlum olursa yine DORUK olacaktı,  kızım olursa oğlumun adına ne uyuyorsa. Sonra meleğimin olacağını öğrendim ve adı Duru oldu. Duru doğduktan sonra her gün daha çok sevdim ve bir gün dua ederken buldum kendimi.  Allahım ben hergün daha çok bağlanıyorum emanetine ne olur senin bendeki sevginin önüne geçmesine izin verme diye. Aslında bir şey daha bilmiyomusum hayvanlar annelik ve babalık güdüsuyle yaratılıyor ama insanlar anne baba olduktan sonra bu duyguyu tadiyorlar. Bu yüzdendir ki anne baba olduktan sonra çocuklara olan merhamet ve tahammül duygumuz artıyor.
Peki bu bebekte: artık anne olmanın ne demek olduğunu öğrendim ve beni nasıl müthiş güzellikler bekliyor çok iyi biliyorum ve Rabbime sığınıyorum ne olur kucağıma almayı nasip et diye.  Bana soylememisler ama geçen cuma kanamam olduğunda hem bebek hem plesenta rahim ağzına gelmiş ve zamanında dr varmasak Allah korusun doğum baslayacakmis. Sonradan çektiğim sancılar rahim kasılmalariymis :( Dün kontrole gittik bebek yukarı çıkmış ama plesenta hala aşağıdaymis ve önümüzdeki bir ay çok kıymetli dedi sevgili doktorum. Şimdi maksimum dikkat ile bir ay bizi bekliyor.
Bu mübarek kandil akşamında Rabbimin herkesin beklentilerini karşılarına çıkarmasını diliyorum.  Sağlıkla ve Hayırlısı ile inşallah.

4 Nisan 2016 Pazartesi

DUA İSTİYORUM

Bebeğim bizi bırakmasın diye dua  istiyorum.  Cuma günü aniden ağrısız yoğun kanamam oldu ve kanamayı sancı ve kahverengi lekeler takip ediyor. Doktorum elinden gelen herşeyi yaptığını söylüyor. Şimdi sırt üstü uzanıyor ve dinleniyorum
 Bu kadar ayrıntılı yazmamin sebebi belki sizlerinde başından geçmiştir diye. Şimdi lütfen bize dua edin.

25 Mart 2016 Cuma

Öğreniyorum

Resim netten alıntıdır.
7 yıl evvel kızıma hamile iken ilk kez duymuştum çocuk istismarı diye bir şey olduğunu. Sapığın birisi komşusunun 8 aylık kız bebeğine tecavüz etmişti. Şimdi kibarlaştırılmış adı ile istismar. Çok ağlamıştım o zaman Allah'ım bana kız evlat verme, nasıl koruyacağım onu diye. Şimdi pişmanım tabiki öğle dua ettiğim için. Şükrediyorum Rabbime iyiki bir kızım var diye. Ama her anne gibi çok düşüyorum üzerine. Koruyorum onu tüm karşı cinslerden. (İnşallah başarıyorumdur da)
Şimdi tekrar hamileyim ve bir oğlum olacak. Haberlerde izliyorum bir öğretmen 45 erkek çocuğa tecavüz etmiş ay pardon istismar etmiş!!!
Ve bu yaşımda anlıyorum sapık insan için cinsiyetin önemi yok. Sapık için yaşın, cinsiyetin, yerin önemi yok.
Aslında tek onu öğrenmedim, bu ülkede aslında çocuk istismarı o kadar da büyük sorun değilmiş birde onu öğrendim. Sonuçta önemli olsa en azından bir araştırma komisyonu kurulması meclisimizden geçerdi değil mi?
Rabbim çocuklarımızı bu sapıklardan korusun ve Rabbim hiç birimizi birde bununla sınamasın.
Bu haftaki cuma duamız da bu olsun. Cumanız mübarek, dualarımız kabul olsun...

16 Mart 2016 Çarşamba

.....

Bazen en karamsar anınızda kapı çalar ve bir güzellik bitiverir karşınızda....
Hemen ardından telefonunuz çalar... Telefonu kapattığınızda bir kez daha anlarsınız ki yine sizi mutlu etmek için ince ayrıntısına kadar düşünüldüğünüzü....
Mesela pembe karanfil kızınız, beyaz karanfilin oğlunuzu temsil ettiğini, altındaki karanfillerin sayısının evliliğiniz için geçen süre olan 10 yılı temsil ettiğini öğrenirsiniz.....
Bu dünyaya bir çocuk daha getirmek ne kadar yanlış diye düşündüğünüzde, umudunuz kaybolup gittiğinde bu ufacık mutluluk içinizde solan tüm çiçekleri yeniden açtırıyorsa aslında o kadarda kötü değildir herhalde bu dünya demekten de alamıyorsunuz kendinizi...
Ne var sanki insanlar bir başkasını nasıl öldürürüm, asıl üzerim, nasıl intikam alırıma kafa yoracaklarına mutlu etmek için çabalasalar....
Ne var ki biraz daha iyi olsalar, öldürseler içlerindeki bu kötü şeytanı....
Öldürseler de biz anneleri daha çok üzmeseler.....
Yada herşeyi biz annelere bırakıp herkes bir kenara mı çekilse....

15 Mart 2016 Salı

ABLAYA VE BABAYA MEKTUPLAR...

Sevgili Babacığım,
Erkek adamın oğlu olur diyorlar, 
bende düşündüm benim babamdan daha erkek, 
daha adam mı var ki ben gitmiyorum dedim :)
Önce annemin sonra ablamın rüyalarına girmeye başladım,
sonra ikili testte anneme gösterdim ucundan, 
bugün ise erkek adamın malı meydanda olur oğlum dedim, 
bu kadar nazı kızlar yapar sen niye saklayasın dedim.  
Gösterdim tüm malzemeyi.
Baba; 
Annemin göz bebeği, 
Ablamın tek kardeşi, 
Senin gururun olmaya geliyorum.
Hadi kalbinizde yer açın bana da…..
Oğlun DORUK :))


Sevgili Ablacım,
Biliyorum yıllardır beni bekliyorsun, 
benimle ilgili çok güzel hayaller kuruyorsun.
Çok az kaldı ablacım 5 ay sonra senin yanında, 
sıcacık yuvamızda olacağım.
Sen zaten beni rüyalarında gördün, 
sadece kokumu bilmiyorsun onada az kaldı.
Geldiğimde sana çok ihtiyacım olacak. 
Bana herşeyi sen öğretirmisin.
Annem sen de ablan gibi akıllı ve zeki ol diyor. 
Bana yardımcı olacaksın değil mi.
Ben sana söz veriyorum en çok seni seveceğim, 
hep seni örnek alacağım, 
hep yanında olacağım.
Geldiğimde ellerimi tut, 
çünkü ben sana çok güveniyorum.
Küçük hediyemi kabul et, 
ben geldiğimde her şeyi beraber seçeceğiz söz mü :)) 
Minik kardeşn DORUK :))


Not: Cinsiyetini bu mektupları yazarak söyledim. Kontrole yalnız gittim.
Cinsiyeti öğrendikten sonra mektup yazdım ikisinede. Mektup babamıza bebişin
renkli resimlerinin ve hareketlerinin olduğu cd içerisine koyularak verildi.
Ablamıza çok beğendiği ayakkabılar alınarak hediye paketinin içerisinde verildi.
İkiside çok duygulandı, ablamız her satır sonunda bize sarılarak ve öperek okudu.
Oda bunun sonunda anne bende Doruk doğana kadar ona mektuplar yazmayı
düşünüyorum dedi ve kardeşini beklerken günlük tutmaya karar verdi. Günlüğe
kardeşi ile ilgili plan ve hayallerini yazacakmış.


8 Mart 2016 Salı

14.HAFTA VE 2 Lİ TEST

26 Şubat Cuma günü gittim önce dr bebişi ölçtü ve hadi şimdi radyolojiye gidebilirsin bebişin yeteri büyüklüğe gelmiş dedi.

Radyolojide yüreğim ağzımda bekledim. Karşımdaki koca ekranda tüm hareketlerini gördüm :) Elleri iki yanda duruyordu, karnıma bastırdıkça ellerini yüzüne doğru götürüp büzülüyordu. Minnacık bir insan. Sadece 8 cm benim kuzum. Renkli ekranda izlemek daha güzel, sağlığı şükür iyi, kan sonuçları da iyi bir sorun yok (Maşallah bebişe). Tabi hepimizin ilk önceliği oydu, ekranda her şey o kadar netti ki kaburgalarını tek tek sayıyordum. Cinsiyetini sordum, kuşa benziyor dedi. Hepiniz merak ediyorsunuz ama biz 16. haftadan önce söylemiyoruz dedi dik dik. Sizlerde neden bu kadar merak ediyorsunuz dedi bide. Ne kadar anlayışsız tabi merak ediyoruz.

Kusmalarım ise ilaç sayesinde durmuştu ama 14. haftada ilacı bırak dediklerinden ilacı bıraktım ve dün yine acilde bulduk kendimizi. Sadece 3 gün dayandım ve dün kan kusmaktan ağzım kan kokuyordu. Yine serumlar ve iğne ile şuan daha iyim. Artık bitsin patates ve kayısı suyundan başka şeylerde yemek istiyorum.

Duru ile her akşam sohbetimiz bebek üzerine. Dün akşam anne sen doğuma girdiğinde mi söyleyecekler kardeşimin kız yada erkek olduğunu. Artık söylesinler bizde alışveriş yapalım değil mi ama. Bir heyecanlı ki sormayın. İsimlerimiz de hazır ya DORUK EYMEN ya da DERİN ELİS.
Bakalım hangisi.  Anne liste yapalım liste yapmazsak karıştırırız ne alacağımızı, bide kapıya ismini yazdıracağımız bir kapı süsü olsun tamam mı. Kardeşim için en güzeli olsun diyor. Bunlar sadece bir kaçı. O kadar heyecanlı ki, bu kadarını beklemiyordum açıkçası :)

Allahım her şeyden evvel hayırlı bir evlat ve sağlıkla kucağımıza almayı nasip etsin. Bunlar engel olamadığımız heyecanlar, ne olursa olsun koşulsuz seveceğiz biz onu aynı ablasını sevdiğimiz gibi.
Sevgiler herkese...

25 Şubat 2016 Perşembe

DURUŞ İÇİN.....

Uzun zaman oldu ona dair birşeyler yazmayalı. Oysa kızım bu süre içerisinde ilk karnesini aldı ve ilk karnesinde ben yanında değildim. Sağolsun bir veli resimlerini çekip göndermişti, benim gibi kuzularının yanında olamayan anneler için.  Tabi bu kadar hormonla o resimleri alınca ben o günü ağlayarak geçirdim. Akşam ise önce hediye sonra karneyi gösteririm diye karnesini sıkı sıkı sarmayıda ihmal etmedi tabi.



Bunlarda geçen hafta çekildi. Okul hatırası. Pek bir sevimli çıkmış değil mi?



Bu mu, buda ödevimizden. Okul panosu için değerler dersi kapsamındaki proje için. 1. sınıfına dair bir şeyleri olsun istedim.  Kızımın güzel yazısına bir Maşallah ama.


Tabi ben ilgilenmiyorum şu sıralar ödevler öğle böyle gidiyor okula.İnşallah bu dönem bir düşüş yaşamayız. Mental aritmetik kursunda kızım olimpiyatlara hazırlayacaklardı, yaşıtlarına göre öndeymiş fakat ben bu duruma düşünce, babamızda akşam geç vakitlerde eve gelince çalışmalarımızda fazlası ile aksamalar oldu ve bizim talebimizle ben düzelene kadar kursa ara vermek zorunda kaldık. 
Mart sonuna kadar tamamen düzelmeyi umud ediyorum ve Duru için yüzme kursu arayışına geçicem, kesin kararlıyım bu sefer (İnşallah). Bir de artık ingilizce 2. sınıftan itibaren varmış bu yaz İngilizce kursuna başlatıp başlatmamak konusunda da kararsızım. 
Duru heyecanlı, her akşam gelip kardeşini gıdıklayıp bir ton nasihatte bulunuyor. Bazen acaba çok mu sevecek yoksa bu bekleyiş büyük bir kıskanmanın kıvılcımları mı diye düşünmeden edemiyorum.
Duru kuzusunda da haberler böyle. 
Daha güzel haberlerle gelirim İnşallah. Bir sonraki post bebişten haberlerle dolu olacak :)

23 Şubat 2016 Salı

12. HAFTA

Sahi hamilelik neydi, Şubatta dondurma aşermek olabilir mi mesala.
Yoksa bir tanecik kuzunun nefesine bile tahammül edememek mi?
Taze kuzu eti deyip, taa Iğdır'dan gelen kuzu etinin yüzüne bakmamak, yada kuru kayısı kompostosu diye diye herkesi alarma geçirip, gelenler ne tatlı ne ekşi ikisinin ortası olmalı deyip huysuzluk yapmakta olabilir.
Her şeye böööökleyip, mutsuz mutsuz dolanıp dr kontrolü geldiğinde kalp atışını ağzında hissetmekte olabilir aslında.
Bizde yukarıdaki durumların hepsi aynı anda yaşanıyor. Hiperemezis olduğumdan nadir görünen bir vakayım, ama ilk trimesterin sonuna yaklaşıyor olmanın mutluluğu içimi aydınlatıyor açıkçası. Günler yavaş geçiyor şu sıralar, bulantılarım son hız devam ediyor fakat kullandığım Zofran adındaki ilaç sayesinde kusmuyorum en azından. ilacı bir gün bıraktım, hayat durdu resmen. Ne kadar sürecek bilmiyorum. Cumartesi günü ikili test için doktor ziyareti gözüküyor. İnşallah her şey yolundadır.
Şuan onun sağlıklı olması her şeyden öncelikli bizim için.
Anne bu kadar hayattan kopuk yaşayınca evde ilgi bekleyen kuzu bu süreci öğle güzel yönetiyor ki. Annem sen ve kardeşim iyi olun ben herşeyi kendim yaparım diyecek kadar olgun. Annem bende 5 ay kusmuş İnşallah kardeşimde 6 ay kusarda ben daha az üzmüş olurum demeyi de ihmal etmiyor tabi :))
Henüz kilo almadım, aksine 4 kg verdim. Duru da ilk üç ayda 10 kilo kaybettim ve doğuma kadar sadece o verdiğim kiloları geri alıp hiç kilo almadan tamamlamıştım 9 ayımı.
Bunda öğle olmayacağım ortada. Ama ne kadar aldığım umruda değil, şu süreci sağlıkla atlatalım yeter.
İnşallah cumartesi günü tüm sonuçlarımız güzel çıkar ve en azından kaygısız atlatırım bu süreci. Sevgiyle kalın....

29 Ocak 2016 Cuma

9. HAFTA

Merhabalar uzun bir aradan sonra işte burdayız.
Ocak 18 de kontrolümüze gittik bebişimizin minnak kalbini görmek için, en başta saklanan anneyi bolca korkutan miniğim sonradan duyurdu sesini, kontrol edilemeyen inci taneleri süzüldü sesini duyar duymaz. Ne güzel bir şey anne olmak.
Bebişim büyümeye çalışıyor ve bu 2 cmlik minnak beni tamamen ele geçirmiş durumda. Tüm kokulardan, tüm yemeklerden özellikle tavuktan ve tatlı her şeyden (çikolatadan bile) nefret eder moddayım.  Tabi durum böyle olunca hiç birşey yememekle beraber bolca kusuyorum. Pazar günü çok kötüleşince hastane yolunu tuttuk ve Duruşun hamileliğinde tanışmış olduğumuz hiperemezis gravidarum tanısı yeniden koyuldu ve  serum ile beslenmeye geçtik 3 gün. Bulantı hapı metpamid işe yaramayınca Emadur adındaki iğneye başladık, oda yeterli randımanı göstermeyince hala çekinerek yaklaştığım ama doktorumun ısrarla tek çare bu gözüküyor demesi ile başladığım Zofer adındaki ilaca başladık. Sonuçta ben iyi olmadığım sürece bebişimin de iyi olması beklenemez değil mi. 2 gündür işe gelebiliyorum, ve biraz daha iyi gibiyim. Hala bulantım var malesef fakat çıkarmıyorum en azından.
Ben böyle olunca Duru çok üzülüyor ve şuan Adapazarı'nda olan kuzum ananesine; bende annemin karnındayken bu kadar annemi üzdüm mü? diye soruyormuş. Abla olmak özveri gerektiriyor ve kuzum evde bir çok işini kendi yapmaya başladı. Karnesini aldığı gün bile yanında olamadım, çok kustuğum için.  Yatak ve koltuk arasında bir hamilelik geçiren ben ev ve evdeki hiç kimse ile ilgilenmiyorum. Dedim ya minnak tamamen ele geçirdi beni. Duru da bu halim 5. ayda sonlandı ama bunda umutluyum daha erken bitecek.

Daha güzel haberler ile gelirim İnşallah. Şimdilik bizden bu kadar. Kendimi iyi hissettikçe de sizi ziyarete gelicem. Herkese Hayırlı Cumalar :))

11 Ocak 2016 Pazartesi

BİZ GELDİK

Biz geldik derken, e iki kişi geldikde o yüzden. Çekirdek ailemize bir aday var, şükürler olsun. Bu gün tamı tamına 6 haftalık bir fasulye tanesi :)
Duru abla moduna, ben hamile moduna baba köle izabella moduna çoktaaan girdi(rdik).

Duru kız beni baş köşeye koydu, koca kişisi ağzını açamaz oldu bana. Bir şey isteyecek olsa;
Annem hem kardeşimi taşıyıp hem senin istediklerini nasıl yapsın diye çemkiriyor babasına. 5 dakika arayla kardeşim şuan ne yapıyor, acaba istediği bir şey var mı, hangi çizgi filmi açalım hangisinden hoşlanıyor, hadi bizi tanıştır adımı öğrensin, anne sen yalnız yürüme ben senle ve kardeşimle yürürüm, bu gece kardeşimle uyumak istiyorum baba sen benim odamda uyu şeklinde söylüyor.

Benim ise çok bulantım var, çok halsizim ve bir gözüm hep yatakta. Ama evdeki şaşkınları gördükçede ben niye 6 sene beklemişim sultan moduna terfi etmek için diye de hayıflanmıyorum desem yalan olur. Haftaya kalp atışlarını duymak için gideceğiz.

Bizden şimdilik bu kadar.Sevgiler bizden herkese :)