Nasılda güzel bir duygu bu annelik. Nasılda tarifsiz. Nasılda aşk dolu. Küçücük bir kalp nasıl bu kadar sevgiyi taşır. ...
Yaşayarak ve şaşırarak öğreniyorum. İyi ki iyi ki diyor sonrada nazarımdan korkuyorum.
O kadar iyi geldin ki bize ayağında uğurun bereketinle. O kadar şey öğretiyorsun ki bize masumiyetinde kayboluyoruz. Keşke hayat sizin masumiyetinizden ibaret olsa diyor insan kendini tutamadan. Bazen şaşırıyorum ne yaptım da bu güzel armağanlara sahip oldum diyorum.
2. kez anne olma daha çok bölünmek demekmiş, diğeri ile mukayese etmek sonrada acaba haksızlık ediyor muyum deyip derin vicdan muhasebesine girmekmiş. Daha rahat davranıp bu mükemmelliyeti tecrübe ile yaşamakmış. Neler yaşayacağını biliyor sanıp aslında hiç birşey bilmemekmiş.
Aslında ikinci kez annelik iki katı şükür, iki katı iyiki demekmiş.
Kardeş can kardeş şart diyor hala yapmayanlara ne bekliyorsunuz diyorum :)
25 Ekim 2017 Çarşamba
31 Temmuz 2017 Pazartesi
21 Mart 2017 Salı
TOKAT GİBİ......
Ah benim en sığınak yerim. Girmesem bile bilirim en özel anılarım hep burada ve ben bir gün mutlaka yine eskisi gibi hep burada olacağım. Hayatımda o kadar hızlı değişimler yaşadım ki bilare girip yazacağım tek tek. Ama benim şuan içimi rahatlatmak istediğim dökülüp utancımı yaşayacağım yada kendimi sorgulayacağım satırları döküp rahatlamak istiyorum.
Tokat gibi deyince konu benim bir numaralı minnak yine. Gelelim konumuza:
Dün matematik sınavı olmuş ve bana sınav kağıdını getirdi. 56 almış matematikten. Ben ufak bir şoktan sonra gözlerimi büyütüp sordum; Duru bu ne!!!
Duru : ''Bu gün arkadaşlarım mutlu oynarken ben hep mutsuz oynadım, çünkü bu sonucu gördüğünde bana kızacağını bildiğim için üzüldüm''
Ben: '' Madem bunu biliyordun neden dikkat etmedin. Dikkat etsen bu gün bu sonuçla gelmezdin değil mi ''
Duru: '' Anne ben daha çocuğum ve 7 yaşındayım. Hata yapamaz mıyım. Çocuk dediğin hata yapar ve bende hata yaptım. Hem zaten erken verdin okula benim şuan birinci sınıfta olmam gerekiyordu''
Duru nun dile gelmesi beni derin bir vicdan muhasebesine koydu. Ben çok baskı yapıyorum demek ki kızıma. Ne çok kırıyorum onun o küçük kalbini ki çocuğum sınavı kötü getirmenin mutsuzluğu yerine benim tepkimin kaygısını yaşamış gün boyu.
Buna asla hakkım yok onun en güzel zamanlarını benim agresif tavırlarımın kaygısı ile yaşatmaya hakkım yok. Ben başarı için elimden gelen imkanı sunmalı, elimden gelen desteği sağlamalıyım. Ama onun hata hakkını bile onun elinden almaya çalışmak ne büyük yanlış.
İvedi olarak düzeltmem lazım kendimi.
Senden çok özür dilerim Duru...
Tokat gibi deyince konu benim bir numaralı minnak yine. Gelelim konumuza:
Dün matematik sınavı olmuş ve bana sınav kağıdını getirdi. 56 almış matematikten. Ben ufak bir şoktan sonra gözlerimi büyütüp sordum; Duru bu ne!!!
Duru : ''Bu gün arkadaşlarım mutlu oynarken ben hep mutsuz oynadım, çünkü bu sonucu gördüğünde bana kızacağını bildiğim için üzüldüm''
Ben: '' Madem bunu biliyordun neden dikkat etmedin. Dikkat etsen bu gün bu sonuçla gelmezdin değil mi ''
Duru: '' Anne ben daha çocuğum ve 7 yaşındayım. Hata yapamaz mıyım. Çocuk dediğin hata yapar ve bende hata yaptım. Hem zaten erken verdin okula benim şuan birinci sınıfta olmam gerekiyordu''
Duru nun dile gelmesi beni derin bir vicdan muhasebesine koydu. Ben çok baskı yapıyorum demek ki kızıma. Ne çok kırıyorum onun o küçük kalbini ki çocuğum sınavı kötü getirmenin mutsuzluğu yerine benim tepkimin kaygısını yaşamış gün boyu.
Buna asla hakkım yok onun en güzel zamanlarını benim agresif tavırlarımın kaygısı ile yaşatmaya hakkım yok. Ben başarı için elimden gelen imkanı sunmalı, elimden gelen desteği sağlamalıyım. Ama onun hata hakkını bile onun elinden almaya çalışmak ne büyük yanlış.
İvedi olarak düzeltmem lazım kendimi.
Senden çok özür dilerim Duru...
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



