21 Mart 2016 Pazartesi

Erdemim 6 Yaşında

Erdemim, ilk göz ağrım 6 yaşını bitirdi, insanın inanası gelmiyor, yıllar geçiyor ve küçücük kırış kırış suratıyla yanınızda ağlayan bebek, kendi karakteri, tercihleri olan, hobileri, sevdikleri, sevmedikleri, nefret ettikleri olan, mutlulukları, hüzünleri olan bir insana dönüşüyor... Güzel, duygulandırıcı, düşündürücü, memnun edici, gurur verici bir süreç, darısı diğer tatlımızın başına... Babannemiz 6 yılın çoğunda olduğu gibi bizi yalnız bırakmadı, İzmirden çıktı geldi, annanemiz, dedemiz, teyzemiz, eniştemiz, amcamız, yengemiz, kuzenlerimiz, Elif ablamız, Gökhan abimiz bizlerle beraberdi oğluşumun 6 ncı doğumgününde, hep beraber güzel bir doğumgünü akşamı yaşadık... Nice güzel yılların olsun zeytin gözlüm...

Güzel bir doğumgününden sonra oğlumun ateşi yükseldi, ibufen verince de dudakları şişti, bu yaşından sonra da ibufene alerjisi meydana çıktı. Yedinci yaşımızı bu alerjiyle karşıladık, gece üçte acile gidip alerji iğnesi ve kortizon yedikten sonra yavaş yavaş kendine geldi oğluşum. Bi alerji testi yaptırmamzı gerekiyor. Zar zor iğne olan oğlum, bakalım alerji testini nasıl yaptrıcak...



2 Mart 2016 Çarşamba

Edamızın Birinci Yaşgünü

Kızımız bir yaşını bitirdi... Çok kalabalık bir doğumgünüyle kutladık, halaları, babannesi, kuzenleri, teyzesi, amcası, babasının kuzenleri, teyzeleri hep birlikteydik. Kızım da doğumgünü olduğunu bilir gibi sakin sessiz kalabalığa ayak uydurdu. Nice güzel güzel yaşları olsun inşallah, aynı doğumgününde olduğu gibi sevdikleri hep yanında olsun...
 
 
 Bir yaşımızı yaklaşık 10,5 kilo tamamladık, 11,5 aylık yürümeye başladı meraklı kızım... Yürümesiyle birlikte evde çatal kaşık tencereler odadan odaya yer değiştirmeye başladı. Abisine göre daha dağıtıcı bir yapıya sahip, anne, baba, dede, erde, eda, abi, su, atta ilk sözcüklerinden, doğumgününde kaç yaşındasın sorusuna "bir" demeyi öğrenmişti. Halaları gelince "hava" demeye başladı. Köpek hav hav, inek mö, kuzu me, kedi miyav söylediğimiz efektler. Evde abi faktörü de olduğundan, ortam öğrenmeye, araştırmaya müsait, meteryal miktarımız da çok. Artık herşeyi yiyor, 6 aydan sonra yaklaşık bir yaşına kadar katı gıdaları yerken boğazına takılması halinde kusmaları oluyordu ancak bir yaşla birlikte azaldı. Daha büyük parçaları da boğazına takılmadan daha rahat yemeye başladı. Abisi gibi kıymalı tarhana çorbası en sevdiklerinden, makarna, pilav, köfte, et... Abisinden farklı olarak hamurişini börek çörek gibi şeyleri daha çok seviyor.  Sarılmaya, öpmeye de daha bir meraklı. Abisi gibi reklamlara bayılıyor, hopi, türkcell, sütaş, sek sütün son reklamı, eti puf, molfix en çok sevdiği reklamlar.  
 
 
 
 
 
Bir yaşında KKK, zatürüe ve karma aşılarını olduktan sonra ateşi çıktı, biraz vücudunda kızamık aşısından kaynaklı döküntü oldu, bi hafta on günü iştahsız, keyifsiz ve mız mız geçirdi. 10 gün sonra düzeldi. Sağolsun anneannemiz bakıyor şimdi 14 ayını bitirdik.İki çocuklu hayatımız, sabahları koşturmayla geçen bir hazırlanma, akşamları herbirinin farklı taleplerine cevap vermeye çalışmak, uyumak, uyanmak ve tekrar koşturmaya başlamakla geçiyor. Ama büyüyorlar, sağlıkları yerinde olsun da diğer şeyler işin cilvesi. Nice güzel yaşlara canım kızım...

14 Eylül 2015 Pazartesi

Edayla ilk tatilimiz

 
Yazmayalı yine çok olmuş, Eduşa da hatıra kalsın istediğimden yazmaktan komple vazgeçemiyorum ... Öncelikle Edayla ilk yaz tatilimizi yazıyım, Ramazan bayramında İzmirdeydik, ilk bayramıydı kızımın,7 aylık emeklemeye başladı,  o da abisi gibi İzmirde emekledi. Halaları, babannesi, dedesi, amcası, yengesiyle hasret giderdik.  Eda ilk defa Çeşmede denize girdi, çok da korkmadı sudan...
 

Bayram tatilinden sonra en sevdiğimiz tatil yeri olan Marmaristeydik, Edayla ne olacak diye endişelensek de güzel bir tatil oldu, Eda denize girdikten sonra deniz kenarında bol bol uyudu, iki çocukla da ilk tatili denyimlemiş olduk. Seneye için yine Marmarise gelme kararı alarak tatilimizi bitirdik. Erdem Marmaristen sonra 15 gün babannesinde kaldı ve ordan boyu uzamış kilo almış, büyümüş olarak geri döndü. Eylülde anaokulumuz açıldı. Erdem kardeşine zamanla daha çok alışıyor ve iyice abi olduğunu bize hissettiriyor.


14 Temmuz 2015 Salı

İki çocuk ve ben

Görüldüğü üzere en son Ocak ayında kızım yeni doğduğunda yazmışım 6 ay nasıl geçti anlamadım, biraz önce dört aydır yüklemediğim fotoları bilgisayara yükledim gece saat bir olmuş dört aydır ancak vakit bulmuşum. Fotolara bakarken nasılda büyüyorlar diye düşünmeden edemiyor insan. Arada oğlumun 5 inci yaşını kutladık, onu bile yazamamışım.
 
İki çocuklu hayat aynen herkesin dediği gibi "zor". Bir çocuk hiç çocuk iki çocuk çok çocuk hesabı evde hızla akan bir hayat, küçüğün emekleme çabaları ve yerde yuvarlanmaları ile büyükle daha çok cebelleşmeler ve onların içerisinde ben... Kızım birazdan çağırır o çağırmadan birkaç foto ile bitiriyim... Her ne kadar zor olsa da tecrübeli anne olmanın rahatlığı ile daha bir tadı çıkarılan, daha bir keyfine varılan annelik günleri...


16 Ocak 2015 Cuma

Hoşgeldin Edamız...

Güzel gözlü kızım hoşgeldin dünyamıza... Zeytin gözlü oğlum çok güzel bir abi oldun...
Bir ömür boyu birbirinize destek olup, hep mutlu olun inşallah... Anneniz...
 
 

24 Kasım 2014 Pazartesi

Sonbaharı bitirmişiz...

Yazmayalı bir mevsim geçmiş... Bari kışa geçiş yapmadan yazıyım dedim. Sonbaharı adaptasyonla geçirdik. Erdem yeni okuluna biz yeni düzenimize derken vakit çabuk geçmiş.
 
Erdemin yeni okuluna geçişi ilk 10 gün biraz zorlu olsa da sonrasında kolay bir geçiş oldu. Bizi de en azından şimdilik verdiğimiz karardan dolayı pişman ettirmedi.  Eski okuluna kıyasla çok daha fazla dersin oluşu, daha çok şey öğrenmeleri Erdemin hoşuna gitti galiba. Kardeşinin doğumunun da bu aylara denk gelmemesi alışma dönemimizi sağlıklı geçirmemiz açısından yararlı oldu.
 
 
 
Erdem okuldan çok yorgun geliyor. Akşam bir yere gitme imkanımız zorlaştı, anneannesine gidişlerimiz bile hafta sonuna kaydı. Aşağıdaki resimde olduğu gibi orda sızabiliyor. Bu yüzden hafta içi akşamları genelde evdeyiz. Akşam 7-7.30 gibi bitirdiğimiz yemek sonrasında, 8'e kadar serbest oyun vakti. Akşam işten ve okuldan geldikten sonra Erdem yatana kadar tv açmıyoruz. Bu okulumuzda ödevler, ingilizce yapılması gereken aktiviteler çok daha fazla, asıl ödevler hafta sonu olsa da hafta içi yapılacak birşeyler mutlaka oluyor. 8 den sonra 9.30'a kadar da babasıyla onlarla uğraşıyorlar. Benim artık o saatlerde pek halim kalmıyor. 9.30'da süt ve kitaplarını alıp babasıyla yatağa gidiyorlar, yatarak kitap okumak zor olduğu için artık ben pek uyutamıyorum Erdemi. Arada yine de zorlamaya çalışıyorum kendimi  yanlış anlamasın diye. Şimdilik düzenimiz böyle, ufaklık geldiğinde neyle karşılaşıcaz bilemiyorum.
 


Bu aylarda hayatımızdaki değişikliklerden  biri de amcamızın kızı İpek'in dünyaya gelişi oldu. Her ne kadar Erdem hayatımıza gelen yeni bebeklere artık çok alışmış olsa da,  İpek de renk kattı hayatımıza..  Allah hepsine sağlıklı ömürler versin.
 
Erdem etkilenmesin diye evde yeni bebeğe ilişkin hazırlıklar evin ve Erdemin düzenini bozmıycak şekilde yapılıyor. İkinci çocuk olması itibariyle çok da bir hazırlık olmuyor zaten. Şimdilik bu kadar.  

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Marmaris Tatilimiz

Evet, bu yaz benim de en sevdiğim tatil yerlerinden olan Marmaristeydik. Bir hafta küçük bir apart otelde kalarak Marmarisin koylarını, Datçayı, Datçanın güzel koylarını gezdik. Bayramda İzmire babannemize, dedemize gittikten sonra İzmir yakınlarında biryerlere gitmek çok daha kolay oluyor. Erdem de babasıyla birlikte denizin, güneşin tadını çıkardı. Çok dalgalı denizi sevmediğinden kendisi Marmarisin denizi tam ona göreydi. 
 
 
 Tatile gitmeden Erdeme kardeşi olacağını söyledik. Erdemin bir kardeşi olacak. Çok olgunlukla karşıladı oğluşum şimdilik. Değişik sorular soruyor. Anne o da mı denize girdi şimdi, bizi görüyor mu, doğduğunda 0 aylık olcak dimi gibi sorular. Bayramda da herkese annemin bebeği olacak diyerek, her ne kadar kardeş fikrine tam adapte olamasa da bi bebeğimizin olacağını söylemiş oldu.
 
 
Erdem, bu yıl anasınıfına başlıyor, iki yıldır gittiğimiz kreşten ayrılıyoruz. Büyüdüğü için çok üzgün değil, artık öğlen uykusu olmayacağını söylüyor. 2-3 arkadaşı daha başka okullara gittiğinden, haftasonları arkadaşları ve anneleri ile veda toplantıları yapıyoruz. Erdem unutur mu bilmem ama ben oğlumun ilk arkadaşlarını ve öğretmenini unutmuycağım.  Kardeşinin de Aralıkta aramıza katılacak olması, yeni okulumuza alışma aşamamızda iyi bir fırsat oldu.

 
Tatilden döneceğimiz son gün Erdemin ateşi çıktı, yolda yavrum pek bişey yemeden az ateşle geldi ama Ankara'da ateşimiz 3 gün 39-40 derece devam etti, ibufen, calpol ikilisi ile atlatmaya çalıştık ama, 3 günü geçseydi Doktor amcasına gitcektik artık... Hastalığımızın tatilin sonunda olmasına da şükrettik. Babamız biraz yoruldu ama çok güzel bir tatil oldu...