Yıllar sonra evladını Müge Anlı'da bulmuş bir annenin şaşkınlığı ve mutluluğuyla yine yazmaya karar verdim...
Evlendim, hatta hamileyim hatta ponçik kocamı çok seviyorum falan filan demek isterdim size ama hala YALNIZIM dostlarım!
Bu yalnızlık sanırım sözlükte benim ismime karşılık geliyor da benim haberim yok, hı ne dersiniz?
Gerçi o kadar sıkıcı bi hayatım var ki yalnızlık da elzem bana lan. Ben beni çekemiyorum el ne yapsın?
Yani zaten bu manitacılık işlerini hepten unutmuşum biri gelecek gibi oluyor olduğunda da ardına bakmadan kaçıp gidiveriyor a dostlar bunun hızlandırılmış oryantasyonu falan lazım bana.
Yani şayat arada bi 'vuaaa iyiymiş be' dedirtse de mütemadiyen 'bu sevdalar boşuna ley bu sevdalar boşuna' dan öteye geçirtmiyor beni. Deniz Seki şansı bendekisjsj
Tanıdık tanımadık herkes evlendi, sizden uzak üç senem eş dost nişanları, düğünleri, babyshower'ları, kız istemeleri, nişan bohçaları efendime söyleyeyim kına alışverişleri eşliğinde geçti diyebilirim.
Samimi olsak da olmasak da artık her görenin e kızım sende bi şey yok mu 30'una geLDİN ARTIKjsdhskf error!
Arkadaşlarımın evlatcıkları bile teyze diyor siz neyden bahsediyonuz bana :((((
Nankör yıllar beni 25'lerde sabitleyeceğine 30'lara sürüklüyor. Kaldı mı sana bir basamak! Napcam ben panikleri var ama çaktırmıyorum.
Biz kız milleti toplum içinde EV-lenmek için programlanmış bir cinsiz. Yani tercihlerimiz bizi bekar hayatın mutluluğuna eriştiremez sanki de, peh!
Şaka bir yana yaş ilerleyince -ki bu ister 30 olsun ister 28 ister 35- kriterler de değişiyor. Önceleri aşk evliliği abi yeaaaa derken şimdi aile eş dost ortamına denk olabilecek, eli iş tutan, saygı gören e az buçuk da birikim yapmış bir bey arayıveriyorsun. Valla birbirimizi kandırmayalım dostlarcım, şimdi bana burda paranın önemi yok'cular hiç şeetmesin. Bi kere 30'una gelmiş bir kadın zaten yalnızsa kuvvetle muhtemel bu insan evladı parasını kazanıyordur hunharca da harcıyordur geziyordur tozuyordur sonra gelip de ay ben aşık oldum diyip de evlenmez. Haksız mıyım ayol??
Of ben böyle bi başlangıç hayal etmemiştim ama ya!
Bu blogumun kahramanını merak ediyonuz mu napıyo ne ediyo diye? Doğru söyleyin bak!
O da hala bekar, hatta çok güzel iki arkadaşız bildiniz mi...
Şimdi geriye dönüp bakınca her şey o kadar boş geliyor ki, ancak bu kadar olur.
Kalbim taş kesildi sanırım, en son ciğerlerimi o'nda bıraktıktan sonra bi daha da iflah olmadım.
Neyse buna bilahare değineceğim, anlatcak çok şey var çok.
Öperim.
Ocak 16, 2016
Geçmişten gelen biri vaaaaaarrr...
Nisan 22, 2013
haftalık bülten vol.234545
altı aydır istikrarsız spor istikrarsız diyet felsefemin sonucunda ikibuçuk kilo vermişim. ta taaaaaa!
Nisan 16, 2013
hastalıkta bir dünya markasıyım.
yaza girdiğimiz şu mübarek günlerde hasta olmanın vermiş olduğu dayanılmaz ızdırabın müssebbibi zat-ı şahanemdir.
AY! bu laflar benden mi çıktı yoksa sjgdsdjf ne dediğimi biliyor muyum ben ayol!
Millet kışın yorgan döşek yatar ben yaza merhaba şeklinde hasta oluyorum, hayatım ters zaten. Hayır şanslı olsam düzenli bi manitam olurdu çoktan.
Cumartesi günü ex sevdiceğin doğum günüydü, unutmadım kutladım tabisi.
Telefon kilidim olmasından mütevellit zaten hiç unutmamıştımsdfgkdjsglş
Yalnız adeta türk filmi gibi attığım mesajların gitmemesi, benim cevap yazmak istemiyor galiba diye felaket senaryolarım eşliğinde gün bitti.
Yalnız çok değişmişim ben, eskiden olsa çemkire çemkire ölürdüm. Adeta bir sabır taşı misali bekledim bekledim bekledim de gelmedinnn hiç miii beniii sevmedinnnnnnn...
Neyse, neticede uzun bekleyişlerin sebebi kör olası telefonmuş.
İkibinliraya telefon al bi mesajı göndermesin!
Ya dünyanın sonu geliyor, ya ölümcül hastayım ya da bu adam yaşlanıyor hiç olmadı başka biriyle konuşuyorum. Zira karşımdakinin değişimini ateistler bile açıklayamaz.
Zat-ı aline hislerim gün geçtikçe sıradan bir hal alırken amacı da bu muydu diye de düşünmeden edemiyor insan.
bazen insan çok fena özlüyor haşlanmış su dökülmüş gibi, kağıt kesici gibi, avcuna uçlu kalem girmiş gibi :Dd:D mazoşistlikte bir dünya markasıyım.
Hayır sanki görsem boynuna atlayacağım, daha neler!
bu hıdırellez ne zaman kuzum?
Hayır ona göre dilek ve isteklerimi hazırlamaya başlayacağım da!
Geçen yıl ne istediysem oldu, yalnız zamanlama hatası ve taleplerdeki kısmi belirsizlik biraz beni yordu tabisi xcgdfgdfghdf
Çok hastayım, hep ateşten bunlar.
biri de gelip çorba yapmaz taylot vermez ilaç saatlerimi hatırlatmaz zaten! hep naber nasılsın :(
Nisan 09, 2013
günaydın şeysi.
Herkes bir masalı yaşadığını sandığı gibi, hep öyle devam edeceğine kendini inandırabilir.
Üzgünüm ama yok öyle bir dünya, masallar sadece çocukları taşıyabilir...
Mart 30, 2013
pıfff.
Hastane işlerinden nefret ettiğimi beşyüzbin kere de dile getirsem korkarım usanmayacağım.
Zira prosedür diye bi sürü saçma sapan işine geldiği gibi davranan zihniyetin esiriyiz adeta.
Devlet hastanelerine uğramayalı ne kadar zaman olduysa, sistemleri bile değişmiş. Meğer artık randevusuz hasta kabul etmiyorlarmış, şayet çok ısrarcıysan doktorun insafına kalıyormuşsun. CANIM YAA.
Bütün hafta her sabah hastane ziyareti yapmadan ofise uğramadım, hemşire olsam ancak bu kadar içime çekerdim hastane kokusunu.
Bütün hastane suretimi ezberledi, artık tebessüm etmeden geçmediğim bir asistan bir doktor kalmadı.
Neyse, şükür allah'a her şey yolunda. Korktuğum sonuçlar olmadı ama dikkat etmem gerektiği konusunda sağlam bir ayar yedim doktorlardan. Vurdumduymazlığın da bedene bir bedeli var azizim öğrendik.
Bu yaşımda çekmediğim dertle çile kalmadı sfjklshj
Doktorum yetmişine iki adım kalmış sapsarı saçlı leopar çizmeli uzun siyah tırnaklı kurukafa dizaynlı yüzük takmış rujunun rengi gayet entel bir teyzeydi.
Eline yüzüne bakmaktan konsantre olamadımdsffgdjk
Şaka yapıyom ama bu kadar önemsiz değil tabi panpalar, sorun bende yani.
Neyse!!11! daha şok diyet bilmem ne hayal oldu. Halbuki ben şok diyetlerin ve hüzünlü bitişlerin adamıydımsdgdfsdfg
Terkedilmeye alışan bünyem her an her durumda karşı taraftan hüsran bekliyor ama gel gör ki bazen ben kontratağa geçiyorum falan hayatımda atraksiyon namına her şey var. Bi mutlu son yok.
Yahu kuzum gezmek tozmak trafikte misket havası açıp boğazdan geçerken apaçilik yapmak, gecenin bi yarısı arkadaşa gidip mükellef bi çay sofrası kurmak saat ikide mercimek köftesi yapmak, iş çıkışı basıp ortaköye bir waffle uğruna gitmek falan varken siz gidip aşık oluyorsunuz bi de aşk acısı çekip kıvranıyorsunuz. PEH! Sevmeyin bak ibret olsun benim bu halim.
Hastalık demişken aşk acısına değinmesem olmazdı tabi, tüm bunların yanısıra aşk acısına bile tur bindirebilecek tek acı yine sahnelerde... DİŞ AĞRISI.
Ben ne bahtsız bir bebe oldum belli değil bebeyim.
NE ÇEKTİM BE GÜLİSTAN! SDHJDFKLj
kısmet konusunda sağ kulvarda bir hareketlenme olsa da hala durumlar hopaşinanay.
o değil de, iş hayatımdaki dalgalanmaya ben sebebiyet versem de yine de üstün başarılarımın üstüne tur bindiriyorum sanki bir faydası olacakmış gibi. Bok gibi bir kalkınma planı yapmış bigbosslar.
Çok mutsuzum lan! Valla.
Tatil planlarını da yaptık, hala mutsuzum :((
Ankaranın bağlarını dinliyom gene mutsuzum :((
Eski manita mesaj atıyo ona da mutsuzum :((
ben galiba mutsuzluk hastalığına yakalandım.
Evet ya, mesaj attı. Sonra yüzümün aldığı rengi tarif edecek renk kartelasını bulamadı ofisteki arkadaşlar sağolsunlar.
Yazıp silmekten telefonun camı inceldi yeminle :Dd:D
Halbuki canı isteyince yazıyor bendeki hallere bak, kör olmayasıca ben.
İnsan bi geçmiş olsun der, doktor dediğin hasta psikolojisini hisseder o.O
Ya bu hastanelerde doktordan sonra en yetkili kişi temizlik görevlileri kanımca, bir tripler bir tavırlar önlüğü giyen tus kazanmış bir uzman adeta. O elleri cebe sokup yürümeler, sorulan sorulara verilen cevaplar falan ölmediysem de orda öleceğidim.
kod adı doktor olan bi adam varken benim işlediğim ana temaya bak.
galiba bana bi şeyler oluydsfndknklfgşfj
Mart 21, 2013
hastane kokulu post
aranızda beni düşünenleriniz merak edenleriniz falan varsa sağolsun varolsun, bi şekilde günler geçiyor zira.
iş yoğunluğu, bununla beraber hastalık tıksırık falan derken iyice hayattan kopmakla kopmamak arası bi yerdeyim.
geçen gün yine kuruntular ve huzursuzluk eşliğinde hastane yolunu tuttum 4 tüp kan vereceğimden bihaber olarak.
Gözlerimi kapayıp oturdum koltuğa, zaten bir dişçi koltuğu bir kan alma koltuğu.
Nefes alayım mı, yumruğumu sıkayım mı, kendimi gevşeteyim mi gibi sorularla yedim kadını.
Allah ne verdiyse, iliğime kadar çekti zalım hemşire.
Oraya varana kadar cinnet geçirmelerimi hiç söylemiyorum bile.
Hastane işlerinden nefret ediyorum, hele mal doktora hiç tahammülüm yok afedersiniz.
Şikayetimi söylüyorum 'eee ne istiyorsun tahlil mi?' diyor bana.
Yok açık kalp ameliyatı!
İyi olur dedim.
Sanki yemek siparişi veriyoruz.
Zaten ofiste izin almak ızdırap, bi de bu işlemlerin uzun sürmesi artı açlık falan beni iyice gerdi sağdan soldan geldiler.
Bi sinir stres ağlama manyaklığı eşliğinde tahlil sonuçlarını annemle babama iteleyip attım kendimi ofise. Zaten aç karnıma kendime hiç tahammül edemiyorum. Çocuğum olsa keserim yani, o derece. Neyse yemişim diyetini diyerekten saldım çayıra mevlam kayıra. Başağrısını bahane edİp vurdum kendimi çikolatalara.
Zaten bunca zaman yaptığım sporla biraz daha kassam elvan abeylegesse olurdum, ortalama bir türk kadını boyundayım ama gel gör ki bir adımım sipidi gonzales.
Son zamanlarda kendi kendime kalmaya çok ihtiyacım varmış gibi sürekli sinemadır efendime söyleyeyim alışveriştir gezmedir yürüyüştür hep tek çıkıyorum, hem de yürüyerek. Yürümek bana iyi geliyor kanımca. Neyime gerekse yine kendimle başbaşa mutlu mesut yaşadığım günlerdeyiz.
Neyse, benim tahliller çıktı. üzerinize afiyet biraz kıyısından köşesinden hastaymışım, adamlar boşuna kırk tüp kan almamışlar yani :(((
Şimdi bir elimde tahliller bir yanımda doktorlar takılıyoz mis gibi.
Ve doktor doktor gezmekten de nefret ettiğimi söylememe gerek yok sanırım.
Çok medikal ve tıbbi içerikli bir post oldu farkındayım, evet.
Bu da benim vefasız insafsıza gelsin.
öperim.
Mart 11, 2013
cemre düşmüş neyime
Tam olarak Allahım beni mi sınıyosun temalı bir haftasonunu da geride bırakmış olmanın haklı gururu içindeyim.
Yine herşeyden bihaber planlı bir cumartesiye uyanıp bi beyefendi müsvettesinin mevcut planımızı bozması bile sinirimi bozmadı, ben yine şıkır şıkır hazırlanırken anında farklı bir organizasyon ile kızkıza bir cumartesinin temellerini attım.
Neyse, kızları almaya gittim ardından her ışıklarda her köşe başında bir korna bir el işareti falan. Tabi ben hanfendi tavrımı bozmadan yola tam konsantre devam ediyordum ta ki arkada arabadan elini kolunu çıkaran GENÇLERİ görene kadar. LAN noluyoz bunların niye eli kolu oynuyo derkene eliyle arabayı işaret etti, ben e5'in kenarında 'heralde benzin kapağı açık kaldı yeaaa' diye arabadan indim gözlerim ahanda O.O aynı böyle oldu. Sen körolmayasıca lastik patlamış! onca korna selektör el işaret falan görmezden gel elalem laf atıyo san, aferim!
İyilik timsali bir genç önümüze yanaşıp araçtan indi ve o beklenen soruyu sordu;
- Hanfendi daha fazla ilerlemeyin lastiğe zarar verebilirsiniz. Arabada stepne var mı?
- ıııı şeyyyy, YOK! ( bu tamamen ağızdan istemdışı ve bilinçsizce çıktığından hiç bir hükmü yok tabi :(((
Ben nerden bileyim stepne ne demek :(
- İlerde lastikçi var gidip ordan bi usta çağırın yardımcı olurlar diyerek teşekkürler eşliğinde yolculadık kendisini.
Ben iki dirhem bi çekirdek LASTİKÇİ'nin yolunu tuttum :((
Neyse adam geldi lastiği aldı onardı derken olay yerinden hızla uzaklaştık. Bir saatlik rötar ve babamdan yediğim azar beni nasıl kendime getirdi bilemezsiniz.
Nasıl lastiğin patladığını farketmezmişim! Farketmedim ayol hayret bi şey!
Eve vardığımda saat 11'e geliyordu...
Bol gülmeli ve eğlenceli mis gibi bi cumartesinin ardından pazar günü sağlıklı yaşam güzel hava ayağına çektik eşofmanları sahilyolundan bastık caddebostana malum; havadan ötürü salı pazarı gibiydi elbette, onca yürüyüşü bir kahvaltıyla hükmen mağlup ettik :dd:Dd:D sözde yürüyüş HE canım.
Açlıktan gözüm dönünce adeta bir kibariye oluveriyorum mazallah. ballı reçelli kahvaltımı yaptım :Dd:D
O yorgunluk ve miskinliğin üzerine evde uyuma hayali kurarken annem ve arkadaşı planları yapmış beni bekliyormuş meğer. Bendeniz kendisinin özel şöförü olmakla beraber istikamet ikea oldu. Bir pazar günü yetmiş derece sıcak hava ve vıcık vıcık bir İKEA. Hayal kurmak bu kadar zor olmamalı arkadaşlar :(((
Evlenenler, evini yenileyenler hepinizin...yanaklarından öperim! :Dd:D
Neyse ki arkadaşlarım da yanımdaydı ve gereksiz sayılabilecek bir ton şey alıp cebimizin hafifliği ile mekanı terkettik
Bankacı gayet bekar ve elini sıcak sudan soğuk suya sokmayan bi insan neden boya fırçası alır neden??? Yo yooo o gerizekalılık bana değil, arkadaşıma ait :Dd:D
DURUN! kabus bitmedi. Sahilde biraz çay çorba takılalım dedik bir allahın park yeri olmayınca ve ters yöne dönmek için istanbul izmit arası kadar uzak dönüş sapağı olduğundan ve alabildiğine trafikli bir yolda cinnet geçirmemek mümkün değil. Ayarsız ağzım yüzünden annemden işittiğim azar da cabası!
Neyse bu sıkıntılı yolculuğun ardından başlarım çayınıza diyerek eve geldik, tam oh diyecekken asasörde kalmayalım mı! el kadar ben ve iri cüsseli eni boyu at misali arkadaşlarımla :(
Kilo bakımından oldu hep bunlar, biri yüz öbürkisi seksenküsür olunca asansör kalbine yenik düştü :((
Ortalama on dakika bir mahsuriyetin ardından ara kattan inmek bilmeyen asansörden aşağı zıpladım :(( Benden cesaret alan baskül ailesi de bir bir asansörü terketti. Sonra başlarım rejimine diyetine diyerek vurdum kendimi yemeğe, bütün akşam nefes almadan beşyüzbin kalori ile gecenin sonuna geldik.
Bu kadar sıkıntının ardından aramızdaki cenabeti hala çözebilmiş değilim tabi.
Pazartesi sendromunun kralını yaşayarak bugünün de hakkını verdim. Artık ıvır zıvır yemekten bırakın nefes alamamayı midem rahatsızlandı. Hayata karşı pis bir tepki koyuyorum kanımca depresyondayım :((
Ne nutellalar ne dondurma kutuları ne kurabiyeler bu uğurda eridi bitti iki üç günde.
Ama yok yarın şok diyet eşliğinde bu gidişe dur diyeceğim sdfgdfhklsj
Akşam bari vicdanım bir nebze rahatlar belki diyerek spora gideyim dedim hazırlandım arabaya indim bu kez anahtarla açasım tuttu ve arabanın kapılarını açık unutmuş olmam yüreğimi ağzıma getirdi. Arkadaş bu kadar mı salağım ben he? Nerde bu beynim nerde?? OF!
Sıkıntı büyük anlayacağınız.
Allam dersimi aldım ben yeter gari ya :(
