Mesela bir hafta sonu günlerin tüm zehrini akıttık, attık üzerimizden.. Harun'un babaannesinin köy evine gittik. Aman ne eğlendik, ne dinlendik, ne keyif aldık anlatamam..C.tesi Eşme sahilinde yenilen mis teyze yemeklerinin ardından güne yeşillikler içinde devam ettik. Adapazarı Kuzuluk civarında içinden buz gibi bir dere geçen, mis gibi havası olan, anneannenin kahvaltıya yaptığı gözlemeler vesilesi ile de epey lezzetli bir köydü.. SalihaBetül fotografta görüldüğü gibi yer sofrasının başına geçti, eline aldı oklavayı hamur açtı ve börek yaptı. Gayet başarılıydı bence. Çok keyif alması da cabasıydı. Sonra afiyetle yemesi de bana armağanıydı.. Her nedense yemekle ilgili sorunu olmasa da yediğini görmek keyif veriyor bana da, her anneye oldugu gibi.. Neyse işte günümüz yemek yemek, yemek hazırlamak, mis havayı içimize çekmek ve midi boy bir trekking yapmakla geçti. En keyiflisi annem duymasın ama gözlemeler değil derenin içinden yürüyerek yaptığımız yürüyüştü.
Varolduğu söylenen ama neredeyse 1 saat yürümemize rağmen bir türlü ulaşamadığımız şelaleye giderken neler görmedik ki.. Kaplumbağa, kirpi, kurbağa ve hatta yengeç.. Aldığımızdan beri giymekten pek keyif almadığı crocs ayakkabılarını ayağından hiç çıkarmadı ve ayakkabıları alan babasına şarkılar mırıldandı. Benim babam çok tatlıdır,
herkesin ayağına taş batarken benim ayağıma hiç taş batmaaaaz,
çünkü benim tatlı babam bana bu tatlı ayakkabıları almıştııııır..
AliMahir de slingte gayet keyifliydi. Bu bizim ilk bu kadar uzun sling gezimizdi, son da olmadı. Pek severek geziyoruz hala .. Yol boyu etrafı inceleyip kıpırdayan yapraklara baktı, sonunda yorgun düşüp uykuya daldı. Ne güzel bir haftasonuydu. Sayesinde haftaya da güzel başladık. Haftaya güzel başlamamızın 1 mayıs vesilesi ile hafta ortasında tatil olması ile de alakası vardır belki bilemiyorum. Resmi tatil olmasından dolayı çalışmayacaktık, fakat biz ne yaptık ne ettik doldurduk o günü de.. Sabah tiyatro gösterisi vardı okulda, tüm çocuklar çok keyifle seyrettiler, pek tabi AliMahir'e anneannecik bakarken ben de keyifle seyrettim. Sonra doluştuk arabaya, şehirden kaçarcasına attık kendimizi Sapanca taraflarına. Uçsuz bucaksız sarı çiçeklerin olduğu kırlarla bezenmiş yollardan geçerken daha fazla dayanamayıp durakladık.. Ne güzel bir havası vardı oraların. Çoluk çocuk yayıldık çimenlere, hiç ayrılmak istemedik. Geze dolaşa daha önce gittiğimiz balık çiftliğine vardık. Akşam kovana kadar da oturduk. Bir o kadar keyifli eğlenceli dinlendirici ama benim için bir o kadar da yorucu bir gündü.. SalihaBetül ilk kalici diz yarasını edindi malesef, yine ata bindi. Kendi istegi ile doyamadan üstelik.. Çok eğlendiler çoluk çocuk, tam detoks oldu bize.
Bahar hatta artık yaz geldi ya, doyamayız çayır çimene.. Daha nice güzel detoksların,babacığa kavuşmanın, SalihaBetül için çok önemli olan Kur'an partisi ve anne katılım gününün yazılarında buluşmak üzere hoşçakalın, hoşçakalalım..


















